11. Ceza Dairesi 2021/9494 E. , 2024/6185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/534 E., 2016/558 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/534 Esas, 2016/558 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca, 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine, katılanın alacağını aldığını ikrar eden dilekçe sunduğuna, müvekkili yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Daha önce sanığın iş yerinde çalışan ve ayrıldıktan sonra açtığı iş davasını kazanan katılanın alacağına ilişkin icra takibine başlaması, sanığın takip sırasında borçlu olmadığına dair açtığı menfi tespit davasının yargılaması sırasında, bilirkişi raporuna göre katılanın imzası olmadığı belirlenen dava konusu 05.02.2013 tarihli ibra ve feragat başlıklı belgeyi dava dosyasına sunması biçimindeki eylem nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında, katılanın suça konu belgeyi huzurunda hazırlayıp imzaladıktan sonra kendisine verdiğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında hazır haldeki belgeyi kendisine verdiğini, kendisinin de 20.000,00 TL parayı katılana verdiğini, katılanın daha sonra sunduğu 30.05.2013 tarihli ibra belgesi ile suça konu belgedeki alacağını aldığını belirttiği, sahtecilik yapmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, savunma tanıklarının sanığı kısmen farklılıklar olsa da doğruladıkları, katılanın suça konu belgedeki imzayı kendisinin atmadığını, 30.05.2013 tarihli belgedeki imzayı ise ekonomik olarak zor durumda olduğundan dolayı imzaladığını, ancak 05.02.2013 tarihli belgedeki imzayı kendisinin atmadığını ifade ettiği, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre suça konu edilen 05.02.2013 tarihli belgedeki imzanın katılana ait olmadığının, 30.05.2013 tarihli belgedeki imzanın katılana ait olduğunun bildirildiği, katılanın sunmuş olduğu 26.09.2013 tarihli dilekçe içeriğine göre katılanın belgeyi zor durumda olduğundan imzaladığını, 5.640,00 TL aldığını beyan ettiği, sanık tarafça bu hususun kabul edildiği, buna ilişkin belgenin dosya arasında yer aldığı, yapılan kolluk araştırmasına göre katılanın okuma yazma bilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın aşamalardaki çelişkili savunmasına, okuma yazma bilmeyen katılanın belgeyi düzenleyebilmesinin mümkün olmamasına, bilirkişi raporuna göre imzanın katılana ait olmamasına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 16.01.2015 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin sanığın suça konu belgeyi 24.09.2013 tarihli dilekçe ile Mahkemeye sunması karşısında 24.09.2013 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/534 Esas, 2016/558 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!