WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/9437 E.  ,  2024/6671 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/214 E., 2016/319 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanığın, duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2013 tarihli ve 2013/27 Esas, 2013/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın, Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2014/522 Esas , 2016/323 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.07.2014 tarihinde işlediği, hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, şikâyetçi ...'in babası olan tanık ...'den olan alacağını tahsil edememesi üzerine, şikâyetçi ...'in borçlu, kendisinin ise alacaklı olduğu suça konu 4.000,00 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyip bu senetle ilgili icra takibi başlattığı iddia olunmuştur.
2.Mahkemece; sanığın savunması, şikâyetçi beyanı, tanık anlatımı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.12.2012 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince; hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle tekrar ele alınan dosyada önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Suç tarihinin sanığın suça konu senetle ilgili icra takibi başlattığı 03.09.2012 tarihi olması gerekirken karar başlığında 24.02.2012 şeklinde hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eksik incelemeden bozma isteyen düşünceye ve şikayetçi ...'in kovuşturma evresinde 10.04.2013 tarihli celseden usule uygun şekilde haberdar edilmesine rağmen duruşmaları takip etmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden, Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerdin ise oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 15/05/2024 tarih, 2021/9437 Esas, 2024/6671 Karar sayılı sanık ... yönünden hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 231/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22/06/2016 tarih 2016/214 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 10/04/2013 tarih 2013/27 Es., 2013/107 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/04/2016 tarih 2014/522 Esas, 2016/323 Karar sayı ile TCK’nin 125/1, 4, 43/2, 29/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 1.920,00- TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun (hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki) onama görüşüne katılmıyorum.15.05.2024