11. Ceza Dairesi 2021/9314 E. , 2024/2835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2016/221 E., 2016/265 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/221 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafinin temyiz isteği, mahkemenin verilen cezada indirim yapmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde adam öldürme suçu nedeniyle aranmakta iken kolluk görevlilerince yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu ancak şikâyetçi ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ibraz etmesi üzerine, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda suçu ikrar etmiştir.
3....riminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.01.2016 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu belgenin, tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğini, sahteliğinin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4.Belge aslı üzerinde Mahkeme tarafından yapılan gözlemde, nüfus cüzdanının "..." adına düzenlendiği ve üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğu, fotoğrafta ve nüfus cüzdanında soğuk damga izinin görüldüğü, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
5.Mahkemece, sanık savunması, uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamından, suça konu belgenin aldatma kabiliyetinin bulunduğu ve sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle temyize mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerini ve takdiri indirim uygulamama nedenlerinin yasal ve yeterli gerekçe ile belirtildiği anlaşıldığından, sanığın bu hususa ilişkin temyiz istekleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı hüküm fıkrasında belirtilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca önceki hükümlülüklerinden en ağırının tekerrüre alınması gerektiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli, 2012/6-1431 Esas ve 2013/18 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, eksik hususun infaz aşamasında gözetilebileceği göz önüne alındığında tekerrüre alınan ilamın gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/221 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiî tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!