WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/9006 E.  ,  2024/3667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/203 E., 2016/373 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2010 tarihli ve 2009/530 Esas, 2010/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.10.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/203 Esas, 2016/373 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği;suçlama ile bir ilgisi bulunmadığına ve fazla ceza tayinine ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği:eksik incelemeye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 01.07.2009 tarihinde kullanmakta olduğu ... plakalı araç hakkında yapılan araştırmada, aracın İstanbul ilinden çalıntı olduğu ve gerçek plakasının ...olduğunun belirlendiği, dolayısıyla araçta bulunan ... sayılı plakanın sahte olduğu, hırsızlık suçu ile ilgili soruşturmanın Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında devam ettiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmasında, şoför olduğunu, suça konu aracı kimlik ve adres bilgilerini bilmediği Engin Barmanbay adlı şahsın aracın ücret karşılığında İstanbul'a götürülmesi için teklifte bulunduğundan teslim aldığını, aracın yolda durdurulup ceza kesildiğini, çalıntı olduğunu bilmediğini beyan etmiş; kovuşturma aşamasında yaptırılan emniyet araştırmasında savunmada belirtilen adresinin yetersiz olduğu ve telefonunun aranmasına rağmen ulaşamadığına dair bilgi verildiği tespit edilmiştir.
3. Mahkemece, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 01.10.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen eşe karşı kasten yaralama suç tarihi olan 06.12.2014 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın sahte plaka kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu Adli Emanetin 2009/634 sırasında kayıtlı plakanın sahte olup olmadığı konusunda uzmanlık raporu aldırılmadığı gibi mahkemece plakanın sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığı, üzerinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmediği yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında; suça konu plakanın sahte olup olmadığı hususunda uzmanlık raporu aldırılması, daha sonra duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesine göre, tescil plakalarında işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mührünün bulunmasının zorunlu olduğu da göz önünde bulundurularak, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma neticesinde mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/203 Esas, 2016/373 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.