WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/8484 E.  ,  2024/2085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/785 E., 2016/426 K.
SUÇLAR : Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/785 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Görevli memure direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü maddesinin (a) ve (c) fıkraları, dördüncü fıkrası, 43, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Kanun'un birinci maddesinin birinci fıkrası, ikinci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçlamayı kabul etmediğine, yeterli delil bulunmadığına, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, iftira atıldığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde merkez park civarında küçük yaştaki çocuklara motosiklet sürdüren şahıslar olduğu yönünde anons yapılması üzerine görevli şikâyetçi polis memurlarının olay yerine intikal ettikleri, olay yerinde bulunan kişilere gerekli uyarılarda bulunulduğu sırada sanık ...’ın şikâyetçilerin yanına yaklaşarak sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, görevli polislerin uyarmasına rağmen elinde bulunan poşet içerisindeki bira şişesini görevlilerin üzerine fırlatarak "...Allahınızı kitabınızı s....m, A..na koyduğumun çocukları siz kimsiniz lan bizim mahalleye geldiğinizde görüşeceğiz sizinle..." dediği, etkisiz hale getirilerek emniyete götürülen sanığın söylemlerine devam ederek sinkaflı sözlerle Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanları, 17.05.2015 tarihli tutanağın içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Hakaret ve Görevli Memura Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Atatürk'ün Hatırasına Alenen Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5816 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun gerçekleşmesi için hakaret eyleminin alenen işlenmesi gerektiği, aleniyet unsurunun gerçekleşmesi için ise, olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, dosya mevcut 17.05.2015 tarihli tutanakta hakaret eyleminin polis merkezinde gerçekleştirdiğinin belirtilmesi, yine tutanak mümzi olan şikâyetçi ...'ün soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde sanığın hakaret eylemini polis merkezinde gerçekleştirdiğini ifade etmesine rağmen duruşmada park içerisinde gerçekleştirdiğini ifade ederek çelişkili beyanlarda bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, şikâyetçiler ile diğer tutanak mümzilerinin tanık olarak ifadelerine başvurulup sanık ...'ın da bu hususta ifadesi alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Hakaret ve Görevli Memura Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/785 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Atatürk'ün Hatırasına Alenen Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2015/785 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.