WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/8055 E.  ,  2024/5447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1066 E., 2016/555 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/1066 Esas, 2016/555 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 51 ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.03.2021 tarihli, 11-2016/299066 sayılı ve dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile şikâyetçi ...'ın kardeş oldukları, sanığın şikâyetçi abisi adına araçla servis işi yaptığı, 2012 yılında bu araçla şoförlük yaparken İzmir'de trafik kazasına karıştığı, tamir için aracı katılan ...'ın işlettiği ... Oto Tamirhanesine bıraktığı, tamir için 3.000,00 TL borç çıkarıldığı, sanığın bu borca karşılık katılana 29.05.2012 tarihli şikâyetçi ... adına düzenlenmiş kendisinin imzaladığı senedi verdiği, borcun ödenmemesi üzerine katılanın senedi icraya koyduğu, şikâyetçi Manisa 4. İcra Müdürlüğünün 2015/300 takip nolu dosyasından hakkında yürütülen icra takibinden haberdar olduğu, sanığın şikâyetçinin rızası ve bilgisi dışında abisi adına düzenlenmiş senedi imzalayarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu ve bu sahte senedi katılan ...'a olan borcuna karşılık vermek suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, senedi kendisinin imzaladığını ancak şikâyetçi abisinin haberi olduğunu beyan etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, imzanın şikâyetçi ...'ın eli ürünü olmadığı tespiti yapılmıştır.
4. Mahkemece sanık hakkında atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın imzanın kendisine ait olduğuna ilişkin savunması, uzmanlık rapor ve dosya arasındaki bono örneği nazara alındığında atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunu, katılan ...'a karşı işlediği ve ...'ın bu suçun mağduru olduğu bu nedenle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/1066 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/1066 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.