WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/7596 E.  ,  2024/4717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/382 E., 2016/224 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2021 tarihli 2016/298674 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini, mecbur kaldığını, suç işleme kastı olmadığını, mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek hükmü bozulması istemi ile temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde kolluk kuvvetlerinin devriye görevi sırasında durumundan şüphelenilerek durdurulan araç içerisindeki sanığın kimlik belgesi olarak sürücü belgesi ibraz ettiği, şüpheli davranışlarından sürücü belgesinin sanığa ait olmadığının anlaşıldığı ve sanığın da bu durumu ikrar etmesi üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı sahte sürücü belgesi düzenlemek ve başkasına ait sahte kimliği kullanma suçlarını işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; trafik kontrolü sırasında üzerinde bulunan ... adına düzenlenen sürücü belgesini polislere verdiğini, sahte olduğu anlaşılınca suçu itiraf ettiğini, sürücü belgesini olmadığı için ismini ... olarak bildiği şahıs aracılığıyla 250 TL karşılığında sürücü belgesini temin edip kullandığını beyan etmiştir.
3. Kriminal raporda, sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Suça konu sürücü belgesi üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.