WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/7506 E.  ,  2024/4367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/325 E., 2016/380 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/325 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi herhangi bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Önleme araması kapsamında rutin devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerince sanığın kaba üst aramasında kendi fotoğrafı olan ...'a ait bilgileri içeren suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin ele geçmesi üzerine hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, kendisini dolandıran Metin isimli birinin haberi olmaksızın adına bu belgeleri düzenlediğini, kullanmadan yanında bulundurduğunu beyan ederek atılı suçu tevilli ikrar ettiği, yapılan sahteciliğin aldatacak nitelikte bulunduğunu bildirir bilirkişi raporunun dosya arasına konulduğu anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından sanığın savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suç tarihinin 11.03.2016 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak;
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için bir kişiye karşı aynı suçun mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekmektedir. Suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı zamanlarda düzenlendiğine ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereği artırım yapılamayacağının gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
3.Suça konu belge asıllarının dosyada delil olarak saklanması yerine 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
4.Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetim süresi belirlenerek infazın kısıtlanması isabetli bulunmamış ve belirlenen hususlar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/325 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesine ilişkin (2) numaralı bölümün hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması; hüküm fıkrasının 3 numaralı bendindeki “2 yıl 1 ay hapis cezası” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 yıl 8 ay hapis cezası” ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (8) numaralı bölümünde yer alan müsadereye ilişkin kısmın tamamen çıkarılarak yerine “Adli Emanetin 2016/3427 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (b) numaralı bölümün son kısmında yer alan "... 1 YIL ..." ibresinin çıkarılması
suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.