WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/7295 E.  ,  2024/4876 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/285 E., 2016/106 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2014/285 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; yazı imza incelemesine esas alınması gereken belgeler alınmadan bilirkişi raporu düzenlenmiş olması ve TCK'nin 211 inci maddesi uyarınca indirim yapılmadan mahkumiyet hükmü verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın katılan ...'ı kefil göstererek 5 adet sahte senet tanzim edip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır. 2.Katılan soruşturma aşamasında sanık ...'ı tanımadığını suça konu senetlerle hiç bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiş, soruşturma aşamasında ise sanık ...'un birlikte iş yapmak için kendisine çekler verdiğini, daha sonra bu çeklerin ödenmemeye başladığını, kendisinin ödemek zorunda kaldığını, asıl şikayetinin bu çeklere yönelik olduğunu sanıkların çeklerden kaynaklanan borçlarını kendisine ödemediklerini beyan etmiştir.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, suça konu senetlerin bizzat katılan tarafından imzalanarak, kendisinin katılana kullanması için verdiği çeklere teminat olarak verildiğini savunmuştur.
3. Söke Jandarma Kriminal Laboratuvarının 03.02.2016 tarihli uzmanlık raporunda suça konu senetlerin ön yüzündeki el yazılarının sanık ... eli ürünü olduğu, senetlerin ön yüzündeki ... adına atılı imzaların ... eli ürünü olmadığı,... adına atılı imzaların da ... eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
4. Hakkında beraat kararı verilen sanık ... savunmasında, suça konu senetlerin katılan ve kendisi tarafından bizzat imzalanarak sanığa verildiğini beyan etmiştir. 6. Tanık R.K. ...'ın kendisine ait fabrikada kesilmiş taşları olduğunu, sanık ...'in gelerek katılandan alacağını istediğini bunun üzerine katılanın borç karşılığı kesilmiş taşları sanık ...'e verdiğini beyan etmiştir.
5. Mahkemesince " her ne kadar sanık ... ve müşteki tarafından almış oldukları çeklere karşılık sanık ...'e teminat olarak senet imzalayıp verdiklerine dair kanaat oluşmuşsa da, suça konu senetlerdeki imzaların sanık ... ve müştekinin eli ürünü çıkmaması ve bu senetlerdeki yazıların sanık ...'in eli ürünü olduğu kriminal raporla belirlenmiş olmasına göre, sanık ... tarafından teminat olarak alınan senetlerin kaybedildiği veya bulunamadığı zannıyla, sanık ... tarafından müşteki ve sanık ...'un yerine sahte imza atmak suretiyle resmi belge statüsündeki birden fazla kambiyo senedi sanık ...'in düzenleyerek resmi belgede sahtecilik" suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanığın toplam 100.000,00 TL tutarında 20 adet çeki keşide edip sanık ... ve katılana verdiği, sanık ... ve katılanın da aldıkları çeklere teminat olarak senetleri imzalayıp sanık ...'e verdikleri, sanık ... tarafından teminat olarak alınan senetlerin kaybedildiği veya bulunamadığı zannıyla, sanık ... tarafından katılan ve sanık ...'un yerine sahte imza atmak suretiyle resmi belge statüsündeki birden fazla kambiyo senedi sanık ...'in düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunun işlediği kabul edildiği halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde düzenlenen ''bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik'' suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, farklı tarihlerde düzenlendiğine dair delil bulunmayan senetlerin, aynı anda icra takibine konu edilmesi karşısında, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ancak sanıkların güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2014/285 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.