11. Ceza Dairesi 2021/7161 E. , 2024/5875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/193E., 2016/297 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2016 tarihli ve 2016/3087 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca,
b) Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca, cezalandırılması talebiyle Mersin Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/193 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.03.2021 tarihli ve 11-2016/279153 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın temyiz edilmesi talebinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 10.12.2015 tarihinde, siyah renkli bir elektrikli bisikleti sürükleyerek götürürken yakalandığı ve üzerinde mağdur ... adına düzenlenmiş kendi fotoğrafını havi nüfus cüzdanının bulunduğu, sanık Polis Merkezi Amirliğine getirildiğinde, kardeşi mağdura ait nüfus cüzdanını ibraz ettiğinin anlaşıldığı, sanık ... ile mağdur ...'un, dosya içerisinde bulunan Aile Nüfus Kayıt Tablosuna göre kardeş oldukları ve sanık ...'ın, dosya içerisinde bulunan sabıka kaydına göre pek çok adli sicil kaydı bulunduğu, sanığın, kardeşi olan mağdur ...'un nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçirip, kardeşinin kimlik bilgileri ile kendi fotoğrafının bulunduğu yeni bir nüfus cüzdanı düzenlettiği, sanığın işlediği suçlar sonrasında suçun cezasından kurtulmak amacıyla mağdur adına olan ve kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını kullandığı ve Mersin ve Konya illerinde mağdur ... adına soruşturma ve kovuşturma yapılmasına sebebiyet verdiği, sanığın her iki suçu da birden fazla kez ayrı zamanlarda gerçekleştirmek suretiyle zincirleme şekilde eylemleri gerçekleştiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Mahkemece adli emanetin 2015/5534 sırasında kayıtlı bulunan suça konu nüfus cüzdanı duruşmaya getirtilip aldatma niteliği bulunup bulunmadığı yönünden incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş ve aldatıcılık niteliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
3. Mağdur beyanlarında, sanığın kardeşi olduğunu, nüfus cüzdanını habersizce alıp üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullandığını, uyuşturucu kullanmaktan yapılan 21.11.2015 ve 27.11.2015 tarihli işlemlerde kendisi adına oluşturulmuş nüfus cüzdanını kullandığını ve bu sebeple hakkında soruşturma ve kovuşturmaların açıldığını ifade etmiştir.
4. Sanık savunmasında, mağdurun kardeşi olduğunu, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bulunduğundan cezaevine girmekten korktuğu için kardeşinin kimlik bilgilerini kullanarak kendi fotoğrafını havi nüfus cüzdanı düzenlettiğini, Konya'da ve Mersin'de uyuşturucudan yakalandığında bu nüfus cüzdanını kullandığını ve mağdur ...'un kimlik bilgileriyle işlemler yapıldığını, pişman olduğunu beyan etmiştir.
5. Mahkemece, sanık savunmaları, mağdur beyanları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, mahkeme gözlemi, Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/768 esas sayılı dosyası, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/743 esas sayılı dosyası, ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketle işlenebilen bir suç olup sahte resmi belgeyi düzenleyen ve kullanan kişinin aynı kişi olması ve sahte belgenin düzenlenip zaman içerisinde farklı tarihlerde kullanılması durumunda hukuki kesinti oluşmadığı sürece tek bir sahtecilik suçunun oluşacağı, belgenin birden fazla kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği; somut olayda, sanığın suça konu sahte nüfus cüzdanını hukuki kesinti oluşmaksızın farklı tarihlerde kullanmaktan ibaret eyleminin, tek bir sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde sübuta konu suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun sübut bulduğu, bu suçtan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenlemenin 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceği göz önüne alındığında, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/193 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!