11. Ceza Dairesi 2021/6652 E. , 2024/5604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1520 E., 2016/716 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/1520 Esas ve 2016/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılana borcu olduğunu, kızının yerine zorunlu olarak imza attığını, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın olay tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, aralarında birtakım alışverişlerin bulunduğu, sanığın katılana olan borcu nedeniyle 1 adet borçlusu ... olan 09.07.2013 tarihli 5.000,00 TL tutarında senedi düzenleyerek katılana vermek istediği, katılanın kefil istemesi üzerine sanığın kızının öğretmen olduğunu söyleyerek, senedi kızına imzalattırarak getireceğini söylediği ve katılanın yanından ayrıldığı, daha sonra senedi kızı ...'e imzalattırdığını söyleyerek suça konu resmi belge niteliğindeki senedi katılana verdiği, senedin vadesi geldiğinde sanığın borcunu ödememesi nedeniyle katılanın senedi icraya koyduğu, Eskişehir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/544 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde 04/03/2014 tarihli bilirkişi raporu ile "alacaklısı Mutlu Köksal, borçlusu ... ve kefili ... olarak düzenlenmiş olan 09/07/2013 tanzim ve 10/07/2013 tediye tarihli 5.000 TL değerindeki senedin açığında ... adına atılı bulunan imzaların Melike (Gülen) Yorgancı elinden çıkmadığının" tespit edildiği, sanığın savunmasında katılana vermiş olduğu senet üzerinde kızı ... adı altındaki imzaları kendisinin attığını ikrar ettiği iddia ve kabul olunan olayda temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu senet aslının aldatıcılık niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu senedin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulmasından sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; sanığın kızı olan ...'i kefil olarak göstererek katılana suça konu senedi verdiği olayda; sanığın kefil olan ...'in babası olduğu ve soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanının alınmadığı anlaşıldığından, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle ...'in beyanı alınarak sanık tarafından adına kefil gösterilirken, yazı ve imzadan haberdar olup olmadığının sorulması daha öncesinde bu şekilde ciro edilmiş kıymetli evrak olup olmadığı ve bunların ödenip ödenmediğinin banka veya icra daireleri nezdinde araştırılarak toplanan delillerin sonucuna göre sanığın suç kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
3. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!