11. Ceza Dairesi 2021/6404 E. , 2024/4280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/550 E., 2016/277 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şile Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca
1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.02.2021 tarihli, 2016/220724 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hükmü temyiz etmek istediğine dair dilekçe vermiş olup herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan üst aramasında, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak Ş.T.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden sürücü belgesi ile nüfus cüzdanı ele geçen sanık hakkında açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, Emniyet Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün suça konu belgelerin tümden sahte oluşturulduğunu ve aldatma niteliklerinin bulunduğunu tespit eden uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Tekerrürre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş; zincirleme suç hükümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılması halinde sonuç hapis cezası 2 yılın altına düşecek ise de, sanığın tekerrüre de esas teşkil eden ancak Mahkemece tekerrür hükmü uygulanmayan kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasını içerir önceki hükümlülüğünün 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil ettiği anlaşıldığından bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şile Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı paragrafın tamamının çıkartılması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraf ile sonrasında gelen neticeten hapis cezasının belirlendiği paragraftaki “1 yıl 13 ay” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!