11. Ceza Dairesi 2021/6204 E. , 2024/4192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/550 E., 2016/313 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.02.2021 tarihli ve 11-2016/293596 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın müdafiinin temyiz isteği; sanık lehine hükümlerin uygulanmaması nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılana ait kimlik fotokopisini kullanıp telefon hattı alarak abonelik sözleşmesi tanzim ettiği, ön ödemeli hattan faturalı hatta çevirdiği ve aynı gün devreden yaz kampanyası taahhütnamesine geçtiği, savunmasında katılanın bilgisi ve rızası ile bu sözleşmeyi düzenlediğini ve bu hattı kullandığını belirttiği, katılanın ise adına düzenlenen abonelik sözleşmesinden haberdar olmadığını, rızasının da bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 21.03.2016 tarihli raporunda 05438605612 nolu 20.06.2014 tarihli devreden yaz kampanyası taahhütnamesi aslındaki ve şebeke geçiş formundaki imzaların her ne kadar başlangıç itibarı ile benzerlikler olmasa da imzaların devamı ve bitiş noktaları, tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, alışkanlıklar, eğim doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi gibi grafolojik, grafometrik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından değerlendirmesinde uygunluk ve benzerlikler saptandığından bu imzaların sanık ...'ün eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
3. Adli Grafoloji ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişinin 12.10.2015 tarihli raporunda inceleme konusu abonelik sözleşmeleri ve taahhütnamelerdeki 28 adet şüpheli imzalar ile yzaıların dosyadaki mevcut tüm mukayeselerine kıyasla katılan ...'nın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
4. Mahkemece; sanık savunmaları, katılan beyanları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, alınan uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre katılanın bilgisi ve rızası dışında kimlik bilgilerinin kullanılarak abonelik sözleşmesi düzenlendiği, ön ödemeli hattan faturalı hatta çevirdiği ve aynı gün devreden yaz kampanyası taahhütnamesine geçtiği gerekçesiyle sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
a) Adli Emanetin 2015/12946 sırasında kayıtlı suça konu sahte olduğu iddia olunan abonelik sözleşmesi aslı ve taahhütname aslının dosyada delil olarak saklanması yerine Vodafone A.Ş.'ye iadesine karar verilmesi,
b) Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci maddesi ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!