11. Ceza Dairesi 2021/6143 E. , 2024/5748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/709 E., 2016/522 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/709 Esas, 2016/522 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
2.Sanık ... 'ın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; çeşitli suçlardan aranan sanıkların, kullanımlarındaki 42...78 plakalı aracın kolluk görevlilerince takibi neticesinde yakalandıklarında, sanık ...'ın kendisini kardeşi İ.P. olarak tanıtıp onun adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu iki adet nüfus cüzdanı ile bir adet sürücü belgesini, sanık ...'ın da kendisini B.D. olarak tanıtıp bu kişi adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettikleri, alınan uzmanlık raporuna göre, sanık ...'ın ibraz ettiği belgelerin sahte ve aldatma kabiliyetine haiz olduklarının, sanık ...'ın ibraz ettiği belgenin hakiki olduğunun belirlendiği, böylece atılı suçları işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Her ne kadar mahkemece suça konu belgeler üzerinde aldatma niteliği hususunda gözlem yapılmamış ise de; incelenmek üzere mahallinden getirtilen İ.P. adına düzenlenmiş iki adet nüfus cüzdanı ve bir adet sürücü belgesi asıllarının heyetçe incelenmesinde üzerlerinde mühür izleri mevcut olduğu ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu anlaşılmış olup, bu nedenle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça konu belgelerin sayısı ve çeşidi nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından; mükerrir olan sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamlarda birden çok mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğu gözetilmeden, hangi mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi isabetsizliği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması hâlinde bunlardan en ağırının infaz aşamasında gözetileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, eleştirilen husus dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemece sanığın kendisini B.D. olarak tanıtıp bu kişi adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilmiş ise de, sanığın kovuşturma aşamasında tekrar ettiği soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 05.11.2014 tarihli savunmasında, nüfus cüzdanını üzerine kendi fotoğrafı yapıştırılmamış şekilde temin ettiğini savunmuş olup, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 21.10.2014 tarihli uzmanlık raporunda, belgenin hakiki olduğu, üzerinde tahrifat yapıldığını veya fotoğrafın değiştirildiğini gösterir nitelikte herhangi bir bulguya rastlanmadığının belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; suça konu B.D. adına düzenlenmiş F-11/611992 seri numaralı nüfus cüzdanının gerçek olup olmadığının ilgili nüfus müdürlüğünden sorulması, dayanak belgelerinin dosya arasına getirtilerek incelenmesi ve üzerinde fotoğraf değişikliği yapılıp yapılmadığının kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda; çeşitli suçlardan aranan ve kullanımlarındaki aracın kolluk görevlilerince takibi neticesinde yakalanan sanıkların görevlilere suça konu belgeleri ibraz ettikleri ancak görevlilerin sanıkları tanımaları nedeniyle tutanağın sanıkların gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlenip tüm soruşturma işlemlerinin buna göre yapıldığının anlaşılması karşısında; atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Tekerrüre esas adli sicil kayıtları bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanıklara isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda; hükümlerden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde hukuki zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm İle Sanıklar Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) kısımlarında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!