11. Ceza Dairesi 2021/6102 E. , 2024/6261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/60 E., 2016/183 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 1/6 indirim ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet Savcısı temyizinde özetle; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan 3/4 oranındaki artırım sonucu cezanın hatalı/eksik hesaplandığından bahisle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Sanık temyizinde özetle; suçu işlemediği, suç kastı bulunmadığı, savcılık ifadesinde mağdur adına imza attığını demiş ise de aslında imzaların kendisine ait olmadığı, senetleri mağdurun imzalayıp kaşeleyip kendisine getirdiği, mağdurun zarar görmesin diye o şekilde dediği, şüpheden sanığın yararlanacağı, raporda da imzaların kendisine ait olup olmadığının tespit edilemediği, hapis cezasının ertelenmediği, paraya çevrilmediği, aynı imzanın yer aldığı bir çok senedin/ çekin borçlu tarafından ödendiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdura ait şirket kaşesini kullanarak ve mağdura ait imzayı taklit ederek tarihleri farklı dört ayrı sahte senet düzenlediği ve alışveriş sebebiyle kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık özetle; atılı suçlamaları kabul etmediğini, senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuş ise de aşamalardaki savunmalarının çeliştiği görülmüştür.
3. Mağdur özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
4. Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Belge İnceleme Şubesi raporunda özetle; senetlerdeki borçlu imzalarının, mağdurun eli ürünü olmadığı, sanığa ait olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, mağdura ait şirket kaşesini kullanarak ve mağdura ait imzayı taklit ederek tarihleri farklı dört ayrı sahte senet düzenlediği ve alışveriş sebebiyle kullandığı iddia ve kabul edilen olayda, mağdurun 28.01.2014 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde evvelce sanığa kredi kartı ile şifresini verdiği, bilahare sanıkla olan ticari ilişkisinin bozulması üzerine kartının, borcun ödenerek iadesini istediğini belirttiği, sanıkla mağdurun geçmişe dayalı ticari ilişkilerinin olduğu, sanığın bir diğer Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde senetlere mağdurun bilgisi dahilinde mağdurun kaşesini vurarak imza attığını savunduğu, sanığın temyiz dilekçesinde aslında imzaların kendisine ait olmadığını, aynı imzayı taşıyan çek ve senetlerin bulunduğunu savunarak, bir kısım senetlerin portföy numarası, vade tarihi, miktar ve banka adını müşahhas olarak belirttiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz dilekçesinde belirttiği senetlerin ve çeklerin asılları celbedilerek, ayrıca, sanıktan sorulup varsa bankadan aynı imza ile imzalanmış ve ödenmiş sair senet ve çekler getirtilip, bu senet ve çeklerin ödenip ödenmediği, kim tarafından ödendiği, üzerlerindeki imzaların atılı suça konu senetler üzerindeki mağdura atfen atılı bulunan imzalarla aynı olup olmadığı, mağdurun evvelce sanığa kendisi adına bu şekilde senet/ çek imzalamasına izin verip vermediği araştırılarak sanığın hukuki durumunun araştırılması gerekliliği,
2. Mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre temel ceza olarak belirlediği 2 yıl hapis cezasına aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre 3/4 oranında artırım uyguladığında 3 yıl 6 ay hapis cezası şeklinde hesaplanması gerekirken Mahkemece 3/4 oranındaki artırım sonrasında 3 yıl hapis cezası belirlemesi neticesinde eksik ceza tayini,
3. Takdirim indirim uygulamasına ilişkin yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/60 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!