11. Ceza Dairesi 2021/5986 E. , 2024/3530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/193 E., 2016/283 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; re'sen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, şikayetçinin işlettiği iletişim bayiine giderek ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı aslını ibraz ederek GSM hattı aboneliği tesis edilmesini istediği, sanığın isteği doğrultusunda ibraz ettiği nüfus cüzdanındaki kimlik bilgilerine göre ... adına 05388116590 numaralı sözleşmenin hazırlandığı, sanık tarafından bahse konu sözleşmenin imzalandığı, düzenlenen sözleşme doğrultusunda hazırlanan sim kartın sanığa teslim edildiği, sanığın üzerinde telefon cihazı olmadığını söylemesi üzerine sim kartın açılmasını sağlamak amacıyla şikayetçiden emaneten telefon istediği, şikayetçi tarafından verilen Turkcell T11 marka cep telefonuna sim kartını taktığı, sanığın cep telefonunu tekrar iade etmesi gerekirken şikayetçinin dalgınlığından istifa ederek telefon ile birlikte mağazadan ayrıldığı, şikayetçinin durumu fark etmesi üzerine şikayetçinin güvenlik güçlerine haber verdiği, bu sırada sanığın suç tarihinde aldığı cep telefonunu şikayetçiye teslim ettiği, ibraz edilen nüfus cüzdanı üzerinde yapılan incelemede, belgenin tamemen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliği taşıdığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3. Uzmanlık raporuna göre, nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. Mahkeme tarafından suça konu sahte belge duruşmaya getirtilip, incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilmiş, nüfus cüzdanının aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
5.Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülmekle, anılan suçlardan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
a) Sanığın ... adına sahte abonelik sözleşmesi düzenletmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
b) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda önödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!