11. Ceza Dairesi 2021/5776 E. , 2024/4482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/699 E., 2016/191 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; isnat edilen suçu işlemediğine, hakkında verilen mahkûmiyet kararını haksız bulduğuna ve temyiz ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın, katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak, bilgisi ve rızası dışında katılan adına abonelik sözleşmeleri düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; suç tarihinden önce 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve kullanılamaz" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp, sonucuna göre önödemenin gerçekleşmemesi halinde ise hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihinde 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Karar başlığında suç tarihlerinin abonelik sözleşmelerinin düzenlendiği 17.02.2014, 17.03.2014, 27.03.2014 yerine 25.03.2014 olarak gösterilmesi,
b. Sanığın katılan adına 17.02.2014, 17.03.2014 ve 27.03.2014 tarihli abonelik sözleşmelerini sahte olarak düzenlediğinin kabul edilmesi halinde tayin edilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Suça konu abonelik sözleşmelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine "sözleşme asıllarının ait olduğu kuruma gönderilerek, tasdikli bir örneğinin dosyada delil olarak saklanmasına" karar verilmesi,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!