11. Ceza Dairesi 2021/5508 E. , 2024/2666 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/206 E., 2016/243 K.
SUÇ : Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgeyi bozmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 208 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, katılanda bulunan borçlusu olduğu senedi incelediği sırada yırtarak parçalara ayırdığı ve böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, kurumların cevabi yazıları, katılan ve tanıklar İ.Ç., T.D.nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup parçalanmış belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinde düzenlenen "özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçunun oluşabilmesi için özel bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek ondan faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerektiği, nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonucun da gerçekleşeceği, gerçek belgenin aslının ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suçun da tamamlanmış olacağı ancak yırtılan parçalar bir araya getirilip yapıştırıldığında, hak sahibinin belgeden yararlanma olanağı bulunuyorsa eylemin teşebbüs aşamasında kalacağı dikkate alındığında; sanık tarafından yırtılan senet ve ödememe protestosu belgelerinin duruşmaya getirilerek incelenmesi, yırtılan parçalarının birleştirilmesi durumunda belgelerden yararlanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosyaya konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin ve senedin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi uyarınca bonoda bulunması gereken zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı belirlenerek, taşıdığının tespit edilmesi durumunda, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozma suçu kapsamında kalacağının gözetilmemesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; tekerrür uygulamasına esas alınan ilamda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunduğu halde bunlardan hangisinin tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!