11. Ceza Dairesi 2021/5496 E. , 2024/4752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/552 E., 2016/431K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/552 Esas, 2016/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un( 5237 sayılı kanun ) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.02.2021 tarihli, 11-2016/236401 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kararın bozulması talebine ilişkin olup sanığın temyizi gerekçesizdir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık başka biri adına tanzim edilmiş nüfus cüzdanı ile cezaevine eşini ziyaret etmek için gittiğinde yakalanmıştır.
2. Sanık savunmasında suçunu ikrar ederek nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak kullandığını ancak bu durumun suç teşkil ettiğini bilmediğini belirtmiştir.
3. Bilirkişi incelemesinde ile suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece sanığın ikrarı ve dosya içerisindeki uzmanlık raporuna göre belgenin aldatıcılık niteliğine sahip olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV.GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, bu hususun kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasının kanuni sonucu olması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da dikkate alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir ancak;
Hüküm fıkrasında ''5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 108. maddesinin 2. fıkrası dikkate alınarak TEKERRÜR NEDENİYLE KOŞULLU SALIVERME SÜRESİNE EKLENECEK MİKTARIN TEKERÜRRE ESAS ALINAN CEZADAN FAZLA OLMAMAK ÜZERE BELİRLENİP UYGULANMASINA,'' denilmek suretiyle infaz yetkisinin kısıtlanması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından''5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 108. maddesinin 2. fıkrası dikkate alınarak TEKERRÜR NEDENİYLE KOŞULLU SALIVERME SÜRESİNE EKLENECEK MİKTARIN TEKERÜRRE ESAS ALINAN CEZADAN FAZLA OLMAMAK ÜZERE BELİRLENİP UYGULANMASINA,'' ibaresinin çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!