WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/5433 E.  ,  2024/2967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/704 E., 2016/221 K.
SUÇ : Sahte özel belgeyi bilerek kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/704 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte özel belgeyi bilerek kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca iki kez erteli 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;suçun yasal unsurları oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'nın, "...Yemek Bilgisayar ... Ltd. Şirketi" adlı şirketin ortağı olduğu, 17.06.2013 tarihinde Bayraklı Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğüne, 22.05.2013 tarihinde ise ...Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğüne, katılanın ortağı olduğu şirketin kaşesinin ve imzasının bulunduğu sahte teklif mektuplarının sanık tarafından verilmek suretiyle sahte özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
3. Soruşturma aşamasında adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre; söz konusu belgelerdeki... Yemek Bilg. Öz. Sağ. Tem Taş. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti'nin kaşesinin üzerinde bulunan imzaların müdahil ...in ve sanığın eli ürünü olmadığının rapor edildiği belirlenmiştir.
4. Dosyada mevcut ...Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü ...'un ilgili belediyeye vermiş olduğu 13.05.2014 tarihli dilekçesinde, teklif mektuplarını ... adlı şahsın getirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. UYAP kayıtlarının ve dosya mevcudunun tetkikinde; ...Belediye Başkanlığı'na verilen teklif mektubu ile ilgili olarak ilgili belediyede Destek Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan ... hakkında İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/880 Esas sayılı dosyası ile "görevi kötüye kullanma" suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verildiği, verilen kararın temyiz edilmeden 03.02.2016 taraihinde kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/704 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte özel belgeyi kullanma suçundan kurulan hükümlerde, Mahkemenin gösterdiği gerekçenin yasal ve yeterli olduğu anlaşıldığından, Tebliğnameki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
1.Sanığın, katılanın ortağı olduğu şirket adına iki farklı tarihte ayrı iki belediyeye sahte teklif mektubu verdiği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda inkara yönelik ısrarlı savunması ve
alınan bilirkişi raporunda imzanın sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle belediye görevlisi ... hakkında açılan İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/880 Esas sayılı dava dosyasının dosya arasına alınması, teklif mektuplarını alan ilgili belediye görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve suça konu belgeleri kimin tarafından verildiğinin sorulması, ayrıca belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, öncelikle aslı adli emanette bulunan suça konu belgelerin duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadıkları tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “özel belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; açıklanan ilkeler doğrultusunda, somut olayda; sanığın, katılanın ortağı olduğu şirket adına iki farklı tarihte ayrı iki belediyeye sahte teklif mektubu verdiği şeklinde gerçekleşen eylemin, zincirleme biçimde işlenmiş tek bir özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında iki kez özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
b.Gerekçeli karar başlığında "17.06.2013, 22.05.2013" şeklinde gösterilmesi gereken suç tarihinin "22.05.2014,17.06.2013 " olarak yazılmış olması,
hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2014/704 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.

#########