11. Ceza Dairesi 2021/5307 E. , 2024/4627 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/498 E., 2016/103 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/498 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, başka suçlardan hakkında yakalama kararı bulunan sanığın ihbar üzerine kolluk görevlilerince yakalandığında, kendi fotoğrafını ihtiva eden ancak F.U'nun kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Mahkeme tarafından sanığın ikrar içeren savunması, suça konu soğuk mühür izi içeren nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğuna dair bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/104 Esas ve 2009/51 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/221 Esas, 2013/505 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
Hukuka aykırı bulunmuş, bu aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/498 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraftan " Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/221 Esas, 2013/505 Karar" ibaresinin çıkartılarak yerine, "Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/104 Esas ve 2009/51 Karar" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!