11. Ceza Dairesi 2021/5028 E. , 2024/4342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1273 E., 2016/555 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/1273 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5327 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan banka vekilince şikayet dilekçesi ile devamlı müşteri konumunda olan ...a ait hesap üzerinden düzenlenen çekin 16/08/2013 tarihinde Akbank T.A.Ş. Çek senet operasyon merkezinde sahteliğinin anlaşılması sonrasında şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturmada; ciro silsilesinden tespit edilen somut olayda; sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; suça konu çekin sadece arkasında bulunan isminin altında yer alan son ciranta olarak imzalanan bölümü imzaladığını, çekin ön tarafında yer alan yazılar ve keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, sahte olarak bu çeki keşide etmediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Kriminal raporda; çekin sahte olduğu, aldatıcılık niteliğine haiz olduğu, çekin arka yüzündeki birinci cirantanın el yazılarının sanığın eli mahsulü olduğu, çekin ön yüzündeki yazı ve imzalarla ilgili sanığın el yazıları ve imzası arasında ilgi tespit edilemediği bildirilmiştir.
4. Mahkemece sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan hakime ait olması ve yapılan sahteciliğin belli bazı kişilere karşı değil, objektif olarak herkese karşı aldatma yeteneğine sahip olması gerektiği cihetle; dosyada fotokopisi bulunan suça konu çek aslının duruşmaya getirilerek aldatıcılık niteliğini ve Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının özellikleri tutanağa yazılarak belirlenip gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
2. Sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi, yüklenen suç nedeniyle oluşan maddi bir zarar bulunmaması ve suç tarihinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18.06.2014'ten önce olması da dikkate alındığında; suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, anılan suç bakımından sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat hasıl olmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişki oluşturulması,
Kabule göre de;
3. YCGK'nın 23.02.2010 tarih ve 6-230/32 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki denetim süresi kazanılmış hakka konu olamayacağından, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
4. Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/1273 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!