WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/4998 E.  ,  2024/2968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/376 E., 2016/186 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/376 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'in, suç tarihi öncesinde sanık ...'un da yetkili olduğu ... (...) Doğal Kaynak...A.Ş." adlı şirkette teknik müdür olarak görev yaptığı, 2 yıl görev yaptıktan sonra işten çıkartılması nedeniyle işçi alacakları ile eksik ödenen sigorta primleri tahsili için şirket aleyhine Uşak İş Mahkemesinin 2011/1165 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığı, yargılama esnasında şirket vekili tarafından 16.11.2012 tarihinde "feragat ibraname yazılı" belgeyi dosyaya sunduğu, yapılan imza itirazı üzerine alınan 20.02.2013 tarihli adli tıp raporunda imzanın katılana ait olmadığının ortaya çıktığı, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık ... ile diğer haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanıklar Veysel Hundur ile Adem Kurun'un atılı suçu inkar etmişlerdir.
3. UYAP kayıtlarının ve dosya mevcudunun tetkikinde, katılan tarafından sanığın ortağı olduğu şirket aleyhine Uşak İş Mahkemesinin 2011/1115 Esas sayılı dosyasında alacak davası açıldığı, Mahkemenin 10.06.2013 tarihli ve 2011/1115 Esas, 2013/584 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 05.03.2015 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği; yine suça konu belge ile ilgili şirket avukatı Av... hakkında Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/28 Esas sayılı dava dosyası ile "görevi kötüye kullanma" suçundan ceza davası açıldığı, Mahkemenin 20.12.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/360 Esas sayılı dosyası ile delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 12.05.2017 tarihli kararı ile kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.
4. Suça konu belge ile ilgili olarak;
a. Uşak İş Mahkemesinin 2011/1115 Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.02.2013 tarihli rapora göre; "feragat/ibranamedir başlıklı belge üzerindeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığı",
b.Soruşturma aşamasında şirket avukatı Av... tarafından grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi...'dan alınan 05.03.2013 tarihli özel bilirkişi raporuna göre; "Murat Yeşil" isim yazılarının katılanın elinden çıkmış olduğu noktasında kanaat oluştuğu, imzanın da katılan elinden çıkmış olabileceği ihtimalini ortaya koyduğunu",
c. Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/28 Esas sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 20.09.2016 tarihli rapora göre; "inceleme konusu belgede ... adına atılı basit tersimli imza ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ... ürünü olduğu, kağıt ortamına aktarılan imzanın VSC 6000 HS cihazından elde edilen görüntüsünden de anlaşılcağı üzere ... isim yazısı ve atfen atılı imzanın kağıdın arka yüzeyinde oluşturduğu baskı izlerinin mutad olmayan şekilde devamlılık arz etmediği, yer yer kopukluklar içerdiği görülmekle, söz konusu isim yazısı ve imzanın düz bir zemin üzerinde oluşturulmayıp, pürüzlü bir yüzey üzerinde oluşturulduğu" şeklinde rapor düzenlendiğinin bildirildiği tespit edilmiştir.
5.Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Katılan ...'in, suç tarihi öncesinde sanık ...'un da yetkilisi olduğu ... (...) Doğal Kaynak...A.Ş." adlı şirkette teknik müdür olarak görev yaptığı, 2 yıl görev yaptıktan sonra işten çıkartılması nedeniyle işçi alacakları ile eksik ödenen sigorta primleri tahsili için şirket aleyhine Uşak İş Mahkemesinin 2011/1165 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığı, yargılama esnasında şirket vekili tarafından 16.11.2012 tarihinde "feragat ibraname yazılı" belgeyi dosyaya sunduğu, yapılan imza itirazı üzerine alınan 20.02.2013 tarihli adli tıp raporunda imzanın katılana ait olmadığının ortaya çıktığı, bu surette sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; hükme dayanak Uşak İş Mahkemesinin 2011/1115 Esas sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.02.2013 tarihli rapora göre; "feragat/ibranamedir başlıklı belge üzerindeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığının" belirtilmesine karşın, şirket avukatının dosyaya sunduğu grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi...'dan alınan 05.03.2013 tarihli özel bilirkişi raporu ile Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/28 Esas sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 20.09.2016 tarihli raporda suça konu belgedeki "..." imzasının katılanın eli ürünü olduğunun rapor edilmesi, hükme esas alınan raporda bilhassa sanığın ve katılanın suç tarihi öncesinde samimi amaçlarla yazıp imzaladıkları belgeler getirtilmeden ve de sadece imza ile sınırlı olarak bilirkişi incelemesi yapılmış olması, belgenin iş mahkemesi dosyasına Av... tarafından sunulmuş olması ve açılan davada beraat etmiş olduğunun anlaşılmış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle şirket avukatı hakkında açılan Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/28 Esas sayılı dava dosyasının dosya arasına alınması, sanığın ve katılanın suç tarihinden öncesi samimi amaçlarla yazıp imzaladıkları belge asılları temin edilerek Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinde belgedeki yazı ve imzaları da kapsar ve raporlar arasındaki çelişkiyi de giderir şekilde heyet raporu alınması, sanık ...'un suç tarihi itibari ile şirketteki yetkisi ve görevi kesin olarak tespiti, ayrıca belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında; sahte belge aslının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belge üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek; mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturulan belge aslının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak aldatıcılık kabiliyeti bulunup bulunmadığı da tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Kabule göre de;5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/376 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.