11. Ceza Dairesi 2021/4960 E. , 2024/769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/438 E., 2016/169 K.
SUÇ : Sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre ... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2015 tarihli ve 2015/2582 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/438 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 210 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, şöyle ki; muayene formuna eklenen hiçbir teşhis ve tetkik belgesi, röntgen, film, test vb. evrak bulunmadığı gibi polikliniğe giriş kaydının ve protokol numarasının dahi bulunmadığına, sanığın eyleminin ekli evrak olmaması nedeniyle tespit edildiğine, bu suça teşebbüsün de mümkün olmaması nedeniyle sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ... isimli şahsın özürlü maaşı almak için ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 25.05.2014 tarihinde rapor almak istediği, suça konu sağlık kurulu muayene formunun heyet raporu alınmak üzere onaya sunulduğu, yapılan incelemede tanzim olunan muayene formunda ...'ın onkoloji polikliniğinde muayene olduğuna ve ileri seviyede tedavi edilemez düzeyde kanser hastası ve %80 özürlü bulunduğuna dair teşhis notunun sanık tarafından yazıldığı ve katılan onkoloji hekimi ...'in kaşesinin basılarak imzasının sahte olarak bu notun altına atıldığı, yazıların sanığın eli ürünü olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, sanığın bu işlemi yapmadan önce hasta yakını ... ile hastane kantininde buluştukları ve bu durumun kamera kayıtlarına da yansıdığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece sanığın adı geçen hastanede tıbbi sekreter olarak çalışması nedeniyle eyleminin sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçunu oluşturduğu kabulüyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de sanığın çalıştığı hastanenin kamu hastanesi olduğu ve düzenlenen belgenin de resmi belge niteliğinde bulunduğu, bu sebeple suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına temas ettiği dikkate alınarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!