11. Ceza Dairesi 2021/4924 E. , 2024/3988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/146 E., 2016/336 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; suç işleme kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, mahalle muhtarlığından almış olduğu üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak katılanın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş nüfus cüzdanı talep belgesi ile müracaat ettiği nüfus müdürlüğünden çıkartmış olduğu üzerinde kendisinde ait fotoğraf bulunan ancak katılanın kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını kullanarak katılan adına düzenlenen, 01.07.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesine, 04.07.2013 tarihli elektrik abonelik sözleşmesine, 16.11.2011, 11.07.2012 ve 04.07.2013 tarihli su abonelik sözleşmelerine, 12.08.2013 tarihli doğalgaz abonelik sözleşmesine, 17.09.2012 tarihli Digitürk abonelik sözleşmesine ve 23.11.2011, 23.04.2012, 07.12.2012, 31.05.2013 ve 16.08.2013 tarihli GSM abonelik sözleşmelerine, katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın katılan yerine imza atıp söz konusu sözleşmelerin sahte olarak düzenlenmesine neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemlerin zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, katılan adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden aldığı sahte nüfus cüzdanını kullanarak, kira sözleşmesi, elektrik, su ve doğalgaz abonelik sözleşmelerine katılan yerine sahte imza atmaktan ibaret eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu; katılan adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek katılan adına düzenlenen Digitürk abonelik sözleşmesi ve GSM abonelik sözleşmelerini katılan yerine imzalamaktan ibaret eylemlerinin ise, suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, özel hüküm niteliğinde, lehe ve ön ödemeye tabi olan aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki suçu oluşturduğu, buna göre sanık hakkında zincirleme resmi belgede sahtecilik ve zincirleme 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, tüm eylemlerin zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek tek hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. "08.06.2011 - 16.08.2013" olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında "08.06.2011" şeklinde eksik gösterilmesi,
b. Adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş,
c. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda önödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
d. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!