WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/4920 E.  ,  2024/4530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/598 E., 2016/294 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, zamanaşımı süresince her zaman işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/598 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.02.2021 tarihli ve 2016/282168 sayılı, bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, belgelerin sahte olduğunu bilmediğine, sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında takdiri indirim sebebi uygulandığı hâlde hatalı gerekçe ile cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine, suç kastının bulunmadığına, hükmün gerekçeden yoksun olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sahte nüfus cüzdanı ve sahte sürücü belgesi ile bankadan kredi çekmek istediği sırada banka görevlisinin ihbarı üzerine yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 13.01.2015 tarihli; "... inceleme konusu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte oldukları, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz oldukları," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin, sanığın hazır bulunduğu celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, fotoğraflar üzerinde soğuk damga izlerinin bulunduğunun tespit edildiği ve aldatma niteliğini haiz oldukları kanaatinin açıklandığı belirlenmiştir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının tartışıldığı ve gerekçeye yansıtılıp denetimine imkân verilen iradeyle sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda müsbet kanaate varılamaması gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilebilmesi için aynı subjektif koşulun arandığı, Mahkemece sanık hakkında ulaşılan kanaatin dosya kapsamına yansıtıldığı gözetildiğinde, sanık hakkında cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık hakkında hüküm kurulurken ele geçen sahte belge sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler karşısında temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/598 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.