11. Ceza Dairesi 2021/4850 E. , 2023/6013 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1545 E., 2016/166 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık ... hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden, tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararlara karşı, suç vasfına yönelik temyiz bulunması halinde dosyanın Yargıtay’ca bu yönden incelenmesinin olanaklı olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın eylemlerinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığı gerekçesiyle suç vasfına yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön incelemede, somut olayda sanığın eylemine ilişkin suç vasfının 5809 sayılı Kanun'a aykırılık olarak doğru şekilde belirlendiğinin anlaşılması ve bu nedenle sanık müdafiinin suç vasfına yönelik temyiz isteminin yerinde görülmemesi nedenleriyle, sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 Tarihli ve 2014/1545 Esas, 2016/166 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2.Sanık ... hakkında, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü ve 52 inci maddeleri uyarınca 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca,
1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerinin onanması,
2. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik ve sanık ... hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin bozulması,
Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteği, sanığın eyleminin hukuki nitelendirilmesinin hatalı yapıldığına, suç tarihinde 5809 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunmadığından sanık hakkında uygulanamayacağına, özel belgede sahtecilik suçunun da unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteği, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların yüklenen suçları işlediklerinin sabit olduğuna, cezalandırılmaları gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan kurumun, 5809 sayılı Kanun kapsamında kayıp çalıntı cihazlarla elektronik haberleşme hizmeti verilmesinin önüne geçmek amacıyla bu tip cihazlara yönelik başlattığı çalışmalarda, hudut kapılarından giriş çıkış formlarında ve pasaport nüshalarında farklı kaşelerin kullanıldığı, aynı yurda giriş sayfalarının farklı pasaport bilgileriyle kullanıldığı, pasaport kimlik bilgilerinin bulunduğu, sayfadaki bilgilerin farklı yazı formatlarda olduğunun belirlendiği yönündeki ihbarı çerçevesinde Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda yurda girişi bulunmayan, pasaportu bulunmasına rağmen anılan tarihte yurda girişi bulunmayan ve muhtelif şekilde aranmasına rağmen (pasaport türü, harf serisi, pasaport seri numarası, TC kimlik numarasına göre) yapılan incelemede herhangi bir pasaport bilgisine ulaşılamayan kayıtların olduğunun tespit edildiği, bu şekilde gerçeğe aykırı bilgi belgelerle Ajans1 Yay. Tic. LTD. ŞTİ. tarafından da 52 adet kayıt işlemlerinin yerine getirildiği belirlenerek, şirketin yetkilisi ... ve şirkette aktivasyon işlemi yapmakla görevli çalışan ... hakkında başlatılan soruşturma kapsamında haklarında resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Yurt dışından getirildiği iddia olunan telefon cihazlarının kayıt altına alınmasına ilişkin talepte bulundukları görülen kişilerin ayrı ayrı beyanlarının yazı ve imza örneklerinin alındığı, bu kişilerin beyanlarındaki ortak noktanın iddia edildiği şekilde yurt dışından telefon cihazı getirmedikleri, kayıt altına alınması yönünde herhangi bir birime, merciye talep dilekçesi vermedikleri, yurt dışına çıkmadıkları, evraklardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını belirttikleri görülmüş, emanete alınan belgelerin incelenmesinde kayıt işlemlerinin Ajans1 LTD. ŞTİ yetkilisi ... adıyla kaşelendiği, anılan şirketin yetkilisinin ticaret sicil gazetesi vs. belgeler çerçevesinde ... olduğu anlaşılmıştır.
3. Evrak sayısının çokluğu nazara alınarak adlarına telefon kaydı yapılan kişilerden sondaj usulü ile belirlenen Erdoğan İzgi, Mesut Aydın ve Ali Yüksel'in yazı ve imzalarıyla kendi adlarına verilen belgelerdeki yazı ve imzalar üzerinden ve ayrıca sanıkların yazı ve imza örnekleri üzerinden mukayese incelemesi yaptırılarak alınan 09.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda, sahte olduğu belirlenen yurda giriş formları ve talep dilekçelerindeki yazı ve imzaların adı geçen kişilerin ve sanıkların eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
4. Dilekçe tarihleri ve 1 ay sonrası içinde kayıt altına alınan cihazların IMEI numaraları üzerinden yaptırılan incelemede, bir cihazın kim tarafından kullanıldığının belirlenemediği ancak diğer iki cihaz ile ilgili isimleri belirlenen ... ve ...'nin konuya ilişkin alınan beyanlarında, kullandıkları telefon ile ilgili yurtdışından getirip kayıt altına alınması yönünde müracaatlarının olmadığı, dilekçelerde isimleri geçen şahısları ve sanıkları tanımadıkları yönünde beyanda bulundukları, dolayısıyla dinlenen tanıklar kapsamında dava konusu olay ile ilgili net bir bilgi sahip olunamadığı belirlenmiştir.
5. Mahkemece, ...'un gerekli kontrolü yapmaksızın cihazları gerçeğe aykırı olarak kayıt altına aldığı yönünde kanaate varılarak, eyleminin bir bütün olarak 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında kaldığı değerlendirilmekle, anılan madde uyarınca cezalandırılması, yine ...'un resmi belgede sahtecilik ve ...'nun resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olmadığı kanaatiyle anılan suçlardan beraatlerine ilişkin temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönünden
Sanığın eylemine ilişkin suç vasfının 5809 sayılı Kanun'a aykırılık olarak doğru şekilde belirlendiğinin anlaşılması ve bu nedenle sanık müdafiinin suç vasfına yönelik temyiz isteminin yerinde görülmemesi nedenleriyle, sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu kabul edilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların sorgusunun yapıldığı 19.01.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanıklar ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında “5809 sayılı Kanun'a aykırılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan ve hakkında beraat hükmü kurulan sanık hakkında bu suçtan açılan dava zamanaşımı süresini kestiği belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde yurt dışından kaçak olarak getirtilen telefonların gerçek olmayan belgeler ile kayıt altına alınması eylemlerinde her ne kadar belgelerdeki yazı ve imzalar sanığa ait çıkmamış ise de, suça konu belgelerin sanığa ait iş yerinde düzenlendiği ve bu haliyle menfaatin şirket yetkilisi olan sanıkta olduğu gözetilerek, sanığa yüklenen suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümden önce 19.02.2014 tarih 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5 inci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek ve değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ıncı maddesindeki düzenleme uyarınca, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükmü kurulması,
2. Suçun sübutu halinde ise; sanığa isnat edilen ve adli para cezasını gerektiren gerektiren ''5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ıncı maddesinde düzenlenen suç yönünden; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 inci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 Tarihli ve 2014/1545 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 Tarihli ve 2014/1545 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!