11. Ceza Dairesi 2021/4766 E. , 2024/2102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/862 E., 2016/209 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/862 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz istemi, atılı suçlamayı kabul etmediğine, sanık ... müdafinin temyiz istemi, belgenin aramada ele geçtiği ve kullanılmamış olduğuna, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, seçenek yaptırımların uygulanmamasının yanlış olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Başka bir soruşturma kapsamında usulüne uygun şekilde yapılan aramada dava dışı ... adına düzenlenen sanık ...'ın fotoğrafını içeren tamamen sahte nüfus cüzdanının ele geçmesi, sanığın söz konusu belgeyi kardeşi olan diğer sanığın ... adında birine yaptırdığını beyan etmesi nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanıkların soruşturma aşamasında ...'ın yakalamaları olması nedeniyle belgeyi ... adında birine sanık ...'in yaptırdığını, kovuşturmada ise sadece ... adlı kişinin telefon numarasını verdiğini, işlemleri sanık ...'ın yaptırdığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, bilirkişi raporuna göre belgenin tamamen sahte olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun bildirildiği, Mahkeme tarafından yapılan gözlemde belgenin aldatma niteliğinin bulunduğunun tutanağa geçirildiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçların oluştuğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Hüküm tarihinde davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Bozkurt Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanığın duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması ya da SEGBİS yöntemiyle duruşmaya katılımı sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/862 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/862 Esas, 2016/209 Kararsayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!