WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/4623 E.  ,  2024/1680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/458 E., 2016/82 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası a bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, aynı olay nedeniyle yargılanan avukatın beraat ettiğini, menfi tespit davasında katılana borçlu olmadığına dair karar verildiğini, belgenin kendisi tarafından düzenlendiği yada düzenlettirildiğine dair hiçbir delil olmadığını, zaten borçlu olmadığı dosyada böyle bir belge düzenlemesinde yararı olmadığını, olsa dahi 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın ... 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3169 sayılı dosyasında alacaklı olduğunu ve haricen araştırması ile dosyanın tahsil edildiği için kapatıldığını öğrenmesi üzerine avukatı ile görüştüğünü ve cevaben kendisine öylesine kapattığını beyan etmesi üzerine katılanın şikâyetine istinaden başlatılan soruşturmada; avukatın suça konu belgeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, sanığın alınan ifadesinde söz konusu belgeyi, yanlış hatırlamıyorsa katılanın getirip verdiğini, kendisinin de avukata bu belgeyi verdiğini, bunun üzerine senedin icradan çekildiğini belirttiği somut olayda sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, icra takibine konu bononun ...'e verilmek üzere düzenlemiş olduğu ancak imzalamadığı bir senet olduğunu, ...'ün bu senedi alacaklı hanesine katılanın ismini yazarak katılana verdiğini, ...'e alacaklısı olduğu Hayrettin Deniz'e ait 4250 TL bedelli senedi ciro ederek verdiğini, ...'ün de buna karşılık katılandan alacağını aldığı ve icra dosyasından vazgeçtiğine dair imzalı belge getirdiğini, söz konusu belgeyi kimin düzenlediğini ve belge altındaki imzanın katılana ait olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
3. ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/178 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ... beyanında; katılan, sanık ve kendisinin bir işe ortak olduklarını, kendisinin 10.000,00 TL verdiğini, parayı verirken aralarında bir sözleşme yaptıklarını, sanığın kendisine teminat olarak 10.000,00 TL'lik imzalı düzenlenmiş bir senet olarak getirdiğini, senedi katılana verip avukata gönderdiğini, senedi icraya koyanın katılan olduğunu gerçek alacaklının kendisi olduğunu, sanığın kendisine borcuna mahsuben başka bir senet getirdiğini, senedi tahsil ettiğini, katılanın bu senetten dolayı herhangi bir alacağı olmadığını, sanığın getirdiği müşteri senedini tahsil ettikten sonra katılana da avukata da alacağını aldığını, bundan sonra uğraşmayacağını söylediğini beyan etmiştir.
4. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğini kabul ederek mahkûmiyetine hükmetmiş, sanığın muvafakati olmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermemiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/458 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.