11. Ceza Dairesi 2021/4386 E. , 2024/2507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/549 E., 2016/182 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/549 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz isteği, imza ve yazıların sanığa ait olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, eylemin faydasız sahtecilik olduğu, işçi hakkında tazminat talebine ilişkin tutanakların yasal anlamda geçerli olması için işçinin tutanağı imzalamasına gerek olmadığı, sanığın şirket ortağı olduğu, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Isparta Petrol Turizm Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olduğu, şikâyetçi ...'ün de sanığın şirketi bünyesinde ... Şehirlerarası Otobüs Terminalinde faaliyet gösteren iş yerinde şoför olarak çalıştığı, sanığın işten çıkarılması nedeniyle vekili aracılığıyla ... 5. İş Mahkemesine fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil günleri nedeniyle ücret alacağı olduğu iddiasıyla tazminat davası açtığı, sanığın yetkilisi olduğu şirket vekili tarafından 06.06.2014 tarihli dilekçe ile ... 5. İş Mahkemesi Hakimliğine belgeler ibraz ettiği, şikâyetçinin bu belgelerin sahte olduğunu iddia edip şikâyetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucu ibraz edilen belgelerden tutanaktır başlıklı 15.12.2013 tarihli belgenin aslının temin edildiği, ancak ücret bordrosu belgelerinin aslının temin edilemediği, 15.12.2013 tarihli şikâyetçi ...'ün işe gelmeyip iş akışını engellediğine ilişkin tutanağın şikâyetçi tarafından bilgisi dışında yerine sahte imza ile imzalanıp tazminat davasında kullanıldığı, alınan ekspertiz raporuna göre söz konusu belgede şikâyetçi ... adına atılı bulunan imzanın şikâyetçinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, söz konusu belgeyi sanığın vekili aracılığıyla kullandığı, bu nedenle sanığın bu belgenin sahte olarak düzenlenmiş olması nedeniyle gerçekte düzenlenmediğini bildiği bir belgeyi sahte olarak düzenlendiğini bilerek kendisine menfaat sağlamak amacıyla tazminat davası sırasında kullandığının anlaşıldığı, sahte olarak düzenlendiği iddia olunan ücret bordrolarındaki imzaların şikâyetçinin eli ürünü olmadığı saptanmış ise de, söz konusu belgelerin asıllarının ele geçirilememiş olması ve belge asılları üzerinde inceleme yapılamamış olması nedeniyle sanığın sadece 15.12.2013 tarihli tutanaktır başlıklı belgenin sahte olarak düzenlenmesini sağladığı veya sahte düzenlenmiş belgeyi kullandığı kabul edilerek mahkûmiyete konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!