11. Ceza Dairesi 2021/43754 E. , 2024/4647 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2021/261 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 36.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2017/5014 Esas 2019/1476 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri yapılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 14.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bahse konu kararın, katılan vekili ve sanık müdafiî tarafından temyizi üzerine,Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2020/11793 Esas 2021/3203 Karar sayılı kararı ile "... Dosyanın Basit Yargılama Usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle bozulmasına" karar verilmiştir.
5. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 6 ay hapis, 10.940 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinin katılan tarafından gönderilen paranın sanığın hesabına geldiği tarih olan "01.02.2011" tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 09.12.2019 tarihinden uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı 27.12.2019 tarihine kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve durma süresi de dikkate alındığında suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!