11. Ceza Dairesi 2021/43711 E. , 2024/4323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/479 E., 2016/384 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A... (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/479 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesininin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli, 2021/37636 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet kararının lehe bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.11.06.2015 tarihinde hakkında başka suçtan yakalaması bulunan sanığın yakalandığında, ... kimlik bilgilerine göre sahte sürücü belgesi ile üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 11.06.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu sürücü belgesinin külliyen sahte olarak oluşturulduğu, suça konu nüfus cüzdanınındaki halen mevcut fotoğrafın evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu ve aldatma niteliklerinin bulunduklarının rapor edildiği belirlenmiştir.
4. Mahkeme tarafından suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip, incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilmiş, sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliklerinin bulundukları belirlenmiştir.
5. Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar’' bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; somut olayda aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b.Kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hak kapsamına girmeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuş, bu hususlar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/479 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, sanık hakkında uygulanan zincirleme suç hükümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılması halinde 1 yıl 8 ay hapis cezası şeklinde belirlenecek olan sonuç hapis cezası hakkında, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrür halinde bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil ettiği anlaşılmakla bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen çıkartılması ve 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftaki "2 yıl 1 ay" ibaresi yerine "1 yıl 8 ay" ibaresi eklenmesi, yine hüküm fıkrasının ilgili kısmına “sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!