11. Ceza Dairesi 2021/42777 E. , 2023/6039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/765 E., 2021/323 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2013/30 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasıyla 10 eşit taksite karar verilmiştir.
2. Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2013/30 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2020/6596 Esas, 2020/9342 Karar sayılı kararıyla özetle uzlaştırma hükümlerinin uygulanması neticesinde sanığın hukukî durumunun tayini gerekliliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/765 Esas, 2021/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasıyla 24 eşit taksite ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eylemin hukukî ihtilaf mahiyetinde olması sebebiyle suç teşkil etmediğine, eksik inceleme neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın iş yeri komşusu oldukları, aynı zamanda sanığın, katılanın kiracısı olduğu, katılanın, acil paraya ihtiyacının olması sebebiyle bir arkadaşından 10.000,00 TL ve 10.400,00 TL tutarlarında iki adet çeki, paraya çevirip kullanmak üzere aldığı, ancak sanığın, çekleri teminat olarak gösterdiği takdirde bankaların kendisine daha düşük faizle kredi vereceğini söyleyerek çekleri tahsil edip parayı da katılana ödeyeceğini söyleyerek çekleri katılandan aldığı, fakat katılana herhangi bir ödeme yapmadığı, kamu davasının açılmasından sonra 13.000,00 TL lik kısmını ödediği, kalan kısmını ödemediği bu hâliyle sanığın, güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabulü ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş katılana ait çeklerin, aralarındaki herhangi bir hukukî ilişki nedeniyle kendisine verildiği yönünde bir savunmada bulunmamıştır.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında mevcut 03.12.2020 tarihli Uzlaştırıcı Raporu'ndan anlaşılmıştır.
5. Yargılama konusu suç, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereği basit yargılama usulü kapsamına alınmış ise de basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece; "... hüküm verme faaliyetinde öncelikle duruşmada sözlü olarak açıklanan hususların dikkate alınabileceği, böylece maddi gerçeğin tayin ve tespitinde daha isabetli sonuçlar ve kararlar elde edileceğinden, Anayasa hükmü, İHAS 6/1 maddesi ve Ceza Muhakemesi İlkesi uyarınca eldeki davada maddi gerçeğe ulaşmada sözlü ve açık yargılama yapılmasında ihtiyaç ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla CMK 251 maddede düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması yolu izlenmemiş, duruşma açılarak genel hükümler içerisinde yargılama yapılması yoluna gidilmiştir." şeklindeki gerekçeye istinaden basit yargılama usulünün uygulanmamasının takdir edildiği belirlenmiştir.
6. Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta içeriğine ve bilgilerine yer verilen hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği gözetilmeksizin bozma sonrası kurulan ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta içeriğine ve bilgilerine yer verilen hükümle daha ağır cezaya hükmedilmesi neticesinde sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin (son) fıkrasının ihlâl edildiği saptanmıştır.
7. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ile nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar etmesi, katılandaki çekleri paraya çevirmek üzere teslim aldığını, hatta bir kısmını ödediğini, bankanın iade etmemesi nedeniyle çekleri katılana veremediği savunması, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın, katılana ait çekleri aralarındaki herhangi bir hukukî ilişkiye istinaden aldığı yönünde bir savunmada bulunmaması ve tüm dosya kapsamı karşısında Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/765 Esas, 2021/323 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ve Olgular başlığı altında (6) numaralı paragrafta belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/765 Esas, 2021/323 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasında yer alan (4) numaralı paragraftan sonra gelmek üzere; "Bozma öncesi hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin (son) fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına ve 3.000,00 TL adlî para cezası üzerinden cezalandırılmasına," şeklindeki fıkranın hükme eklenmesi, takip eden fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!