WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/41730 E.  ,  2024/669 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/355 E., 2021/837 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2014/65 Esas, 2014/1553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2014/65 Esas, 2014/1553 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2018/2435 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararıyla;
"1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, somut olayda suça konu senetlerin sanık tarafından Tunçip Tekstil şirketine aynı anda mı farklı tarihlerde mi verildiği araştırılmak suretiyle, senetlerin aynı anda verildiğinin tespiti halinde, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı ancak sahte belge sayısı ve kastın yoğunluğu dikkate alınıp aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği de gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Adli Emanetin 2013/5455 sırasında kayıtlı 31.03.2013 ödeme tarihli ve 28.02.2013 ödeme tarihli senet asılları hakkında karar verilmemesi yasaya aykırı,
3- Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/355 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi hâlde aleyhe bozma yasağının dikkate alınmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkının ihlâl edildiğine, temel cezanın tayininde asgari sınırdan fazlaca uzaklaşılması ve suçtan doğan zarar giderildiği hâlde sanık lehine olan indirim hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayinine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Seka Tekstil Dokuma şirketinin sahibi olan sanığın, bir kısmına lehtar olarak kendisini, bir kısmına da sahibi olduğu şirketi yazarak eski kayınbiraderi olan şikâyetçi ...’in adına keşideci sıfatıyla imzaladığı altı adedi 31.04.2012 ve iki adedi 25.01.2012 düzenleme tarihli olan, 8 adet bonoyu cirolamak suretiyle Tunçip Tekstil şirketine verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Jandarma Genel Komutanlığı ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan 20.09.2013 tarihli; "İnceleme konusu senetler üzerinde bulunan yazı ve imzaların ... eli ürünü olduğu" görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın ikrarı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yargılama konusu suçun sabit olduğu belirlenmekle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği ile bozma üzerine yapılan yargılamada eksikliklerin giderilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulurken suça konu sahte belge sayısının fazlalığı karşısında temel cezanın teşditli belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiş, bozma üzerine kurulan hükümle belirlenen netice ceza miktarının bozma öncesi hükümden fazla olmaması karşısında kazanılmış hakkın ihlâl edilmediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereği takdiri indirim sebebinin uygulanması suretiyle hükmolunan netice cezanın miktarı karşısında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme, 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetildiğinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/355 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.