11. Ceza Dairesi 2021/4155 E. , 2024/3928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/599 E., 2016/205 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastı ve cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in katılana verdiği borç karşılığı aldığı 5.000,00 TL bedelli bonoyu katılanın borcunu ödemesine rağmen geri vermeyip bedel kısmına sonradan "4" rakamı ilave ederek 45.000,00 TL haline getirdiği, sanık ... ile birlikte hareket eden sanık ...'in bu bono ile katılan aleyhine icra takibi başlattığı, 14.09. 2012 tarihinde ise alacağın tamamını sanık ...'e temlik ettiği, bu suretle sanıkların özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile kamu davaları açılmıştır.
2. Uzmanlık raporlarına göre, bonodaki borçlu kısmındaki isim, adres ve imzaların katılana ait olduğu, diğer yazı ve rakamların sanık ...'e ait olduğu, 45.000 TL rakamlarının başındaki "4" rakamının, bu bölümdeki diğer rakamlara fulaj izi yönünden farklılık gösterdiğinden 5.000 yazan rakamın başına sonradan 4 eklenerek 45.000 TL yapıldığı, yapılan tahrifatın aldatıcılık niteliğinin olduğu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporuna göre de, senetteki tahrifatın kim tarafından yapıldığı iddiası doğrultusunda miktarın rakamla belirtildiği bölümde ilave ya da tahrifat yapıldığını gösterir yeterlik ve nitelikte bulgu saptanamadığı, ödeyecek bölümündeki yazılar hariç diğer yazıların sanık ...'e ait olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık ..., katılana zamanla toplam 50.000,00 TL borç verdiğini, bunu da sanık ......'den aldığını, senedin bu sebeple düzenlendiğini, katılan borcunu sanık ...'e ödemediğinden icra takibi başlatıldığını, kendisi şifahi kefil olduğundan İsmail'e bu borcu ödediği için daha sonradan icra alacağını temlik aldığını, senette tahrifat yapmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Sanık ......, mahkeme beyanında, soruşturmada Savcı Beye ifadesini verdikten sonra kalemde ifadesi yazılırken sanık ...'in farklı şeyleri katibe yazdırdığını, okumadan bu ifadeyi imzaladığını, bu sebeple soruşturma ifadesinin doğru olmadığını, sanık ... ile ortak iş yapmalarından dolayı olan borcunu ödemek için aradığında suça konu 5.000,00 TL bedelli senedi gösterdiğini, lehtar kısmına adını yazıp kendisi adına icraya koyma teklifinde bulunduğunu, vekalet vermesinin yeterli olduğunu, masraf ödemeyeceğini söylediğinden kabul ettiğini, ancak katılanın kendisine gelip 45.000,00 TL borcu olmadığını söyleyip hesap sorduğunda durumu öğrendiğini, sonrasında sanık ...'i arayıp böyle işlerde dahili olmayacağını söyleyip alacağı temlik ettiğini, olaylardan haberi olmadığından suçsuz olduğunu savunmuştur.
5. Katılan, sanık ...'den aldığı 5.000,00 TL borcu faiziyle beraber 6.200,00 TL olarak ödediğini, senedi istediğinde sanık ...'in yırtıp atacağını söylediğini, sanık polis olduğundan güvendiğini, ancak sanığın diğer sanıkla birlikte hareketle senedin bedelini yükselterek icra takibi yaptıklarını, takipten dolayı gerçekte teyzesine ait ancak kendi üzerine kayıtlı olan ev satıldığından mağdur olduğunu beyanla şikayetçi olmuştur.
6. Tanıklar S.K., M.B., Ü.M. ve F.K., aynı beyanlarda bulundukları, tanık F.K.'nın mahkeme beyanında sanık ... gibi soruşturma aşamasında verdiği savunmasında kalemde katibe beyanda bulunurken sanık ...'in katibin yanında oturduğunu, borcun miktarını belirtmediğini, soruşturma beyanının bu yönüyle doğru olmadığını söylediği görülmüştür.
7. Nizip İcra Dairesinin 2012/465 sayılı dosyası, Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/72 Esas sayılı dosyalarının bilgi ve belgelerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
8. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sanıkların birbirleriyle çelişkili savunmalarının kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında kamu kurumu olan İcra Dairesinin vasıta kılınması suretiyle dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!