WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/41501 E.  ,  2023/5714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/498 E., 2019/168 K.

Sanık ... hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğiinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği takdîren oy birliğiyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2011/278 Esas, 2013/338 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 18.09.2017 tarihli ve 2015/11916 Esas, 2017/18506 Karar sayılı kararı ile uzlaşma hükümlerinin uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.04.2019 tarihli ve 2017/498 Esas, 2019/168 Karar sayılı kararı ile
a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 53 kez 6 ay 7 gün hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168, 39, 62, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddeleri uyarınca 3 kez 3 ay 3 gün hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanığın aldatma kastı ile hareket etmemesi, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmaması, sanığın oluşan zararları giderme gayreti ve sabıkasının bulunmaması nedeniyle alt sınırdan ceza tayini ve lehe hükümlerin uygulanması gerekirken uygulanmaması, zararları giderildiği için uzlaşılan ve şikayetlerinden vazgeçen katılanlar yönünden düşme ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve tek ücret alınan ... ve ... yönünden iki ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması nedenleriyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyiz istemi; atılı suçu işlediğine dair hiç bir delil bulunmaması, suç tarihinde mal varlığında hiç bir artış meydana gelmemesi ve şikayetçilerin zararlarını kendi çabaları ile gidermesine rağmen hakkında düşme hükümleri yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkeme kararının kaldırılarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Suç tarihinin, en aleyhe kabulle sanığın yakalandığı 22.03.2011 tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın üzerine atılı “dolandırıcılık” suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, ilk uzlaştırma tekliflerinin yapıldığı tarihlerden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu tespit edilmiştir.
2. Sanığın eylemlerine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar, duran sürelerin de eklenmesi ile 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2017/498 Esas, 2019/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.