11. Ceza Dairesi 2021/41472 E. , 2024/512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3740 E., 2019/3362 K.
SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/3740 Esas, 2019/3362 Karar sayılı kararı ile duruşma açmaksızın sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, atılı suçun oluştuğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. 2012 takvim yılına ait defter ve belgelerin vergi incelemesi için istenmesine ve istem yazısının 29.06.2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde defter ve belgelerini ibraz etmeyen sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, şirketi kurduktan bir ay sonra cezaevine girdiğini, burada tanıştığ...adlı kişiye şirketin yetkilerini verdiğini, cezaevinden çıktığında şirketin yok olduğunu gördüğünü, defter ve belgelerin tutulup tutulmadığını ve tutuluyorsa da nerede olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, istem ve tebliğ belgeleri ile vergi suçu ve mütalanın dosya arasında bulunduğu anlaşılmıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince, tebligata rağmen defter ve belgeleri belirlenen sürede teslim etmeyen sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
4. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığa gönderilen istem yazısı ve tebligat işlemlerinin mali tatil içinde gerçekleştirildiği ve suçun unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında yüklenen suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar. Son günü malî tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır" ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz." hükümleri yer almaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığa, 2012 takvim yılına ait defter ve belgelerini 15 gün içerisinde ibraz etmesi gerektiğine ilişkin gönderilen isteme yazısının, mali tatil öncesi 19.06.2017 tarihinde düzenlendiği, tebliğinin de 29.06.2017 tarihinde yapıldığı, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının talep edilemeyeceği, bununla birlikte mali tatil öncesinde düzenlenen isteme yazılarının, mali tatil içinde tebliğinin mümkün olduğu, bu durumun defter ve belgelerin ibraz süresini uzatacağı ancak suçun unsurlarına etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla diğer delillerle birlikte bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi,
3. Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/3740 Esas, 2019/3362 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!