WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/41230 E.  ,  2024/3975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/281 E., 2016/121 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2014/281 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 43, 52, 54 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanığın temyiz isteği; gıyabında yargılama yapıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, samimi ikrarda bulunmasına rağmen lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın katılan ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak sahte olarak oluşturmuş olduğu sürücü belgesini kullanarak 0532 *** ** 65 ve 0532 *** ** 19 numaralı GSM hatlarını çıkardığı, aynı sürücü belgesini kullanarak 05.03.2014 tarihinde katılan bankanın Gebze şubesine 5.000,00 TL kredi başvurusunda bulunduğu, bu başvuru sonucunda 4.700,00 TL parayı çekerek bankadan ayrıldığı, ancak kredi başvurusu sırasında mağdur ...'ın banka hesabında 60.000,00 TL parasının olduğunu öğrendiği, 10.03.2014 tarihinde şubeye tekrar gelerek hesapta bulunan paradan 45.000,00 TL çekmek istediğini belirttiği, banka tarafından 12.03.2014 tarihine randevu verildiği, randevu tarihinde sanığın mağdur ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanmak suretiyle kiralamış olduğu 34 ** 2829 plakalı araç ile bankaya geldiği ve işlemlerin başlatılmasını istediği, bu sırada banka çalışanının şüphelenmesi üzerine olayın güvenlik güçlerine bildirildiği, gerekli önlemlerin alınarak ödendi makbuzunu imzaladıktan sonra para ödemesi yapılmadan sanığın yakalandığı, üzerinde ... adına düzenlenmiş sürücü belgesi aslının ele geçirildiği, sürücü belgesinin tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğunun belirlendiği, katılan ... Akten adına düzenlenmiş sürücü belgesinin araç kiralama işleminden sonra sanık tarafından imha edildiği için ele geçirilemediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın ikrarı, suça konu soğuk mühür izi içeren sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğuna dair uzmanlık raporunun içeriği, suça konu iki adet GSM hattına ilişkin abonelik başlangıç tarihinin 12.02.2014 olduğuna dair cevabi yazı ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın mağdur ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanmak suretiyle düzenlediği araç kiralama sözleşmesi hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanık ...'ın 05.03.2014 tarihinde ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanarak banka kredi başvuru formu düzenlemesi şeklindeki eyleminin bir bütün olarak zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde eylemlerin bölünerek yalnızca sahte sürücü belgesi esas alınarak tek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın katılan ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini kullanarak 05.03.2014 tarihinde kredi çekmekten ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen katılan bankaya karşı banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçu ile eylemi sırasında sürücü belgesini de kullanması sebebiyle fiilinin aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm verilmesi,
3. Sahte sürücü belgesi kullanmak suretiyle kredi çekme kastı ile hareket eden sanığın kredi başvurusu sırasında mağdur ...'ın banka hesabında 60.000,00 TL parasının olduğunu öğrenmesi üzerine mağdurun hesabından 12.03.2014 tarihinde 45.000,00 TL çekmek isterken yakalanmasından ibaret eylemini yenilenen kastla gerçekleştirdiği ve bu eylemin katılan ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık fiiline teşebbüs suçu ile eylemi sırasında sürücü belgesini de kullanması sebebiyle fiilinin aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde zincirleme suç kapsamında değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi,
4. Sanığın, mağdur ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini kullanarak 0532 *** ** 65 ve 0532 *** ** 19 numaralı GSM hatlarını çıkartmasından ibaret eyleminin; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve sanık lehine olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki düzenleme gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı ve eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda; hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun'a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi'' başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
5. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2014/281 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.

Yazı İşl.Md.Y. - F.U.