WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/40313 E.  ,  2024/3614 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/387 E., 2021/190 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma sonrası yapılan yargılamada, Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 3 yıl hapis, 24.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eylemiyle orantılı daha ağır bir cezaya hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, haklarındaki mahkûmiyet kararları onanan temyiz dışı sanıklar... ... hakkında tefrik kararı verilen... ve açık kimliği tespit edilemeyen bayan bir şahsın birlikte iştirak halinde hareket ederek katılanın ikamet ettiği Afyon'a gelip, burada katılanın satışa çıkardığı aracına müşteri oldukları ve aracın satışı konusunda katılan ile 26.500,00 Türk lirası karşılığında anlaştıktan sonra, araç bedelini noter devrinden sonra verecekleri konusunda katılanı aldatarak, noterde aracın devrini katılandan aldıkları ancak sonrasında araç bedelini katılana ödemeyip haksız yarar sağladıkları olayda, daha sonra devreye girip katılan ile irtibata geçerek, "5.000,00 Türk lirası verirsen senin işini yapacağım, yedek anahtarını bana ver, ben arabayı sana getiririm." şeklinde sözler söyleyip, bahse konu aracın kendisine iade edilmesini sağlayabileceğini söyleyerek, bu şekilde fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaad etmek sureti ile diğer sanıkların eylemine iştirak ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı, sanığa ulaşılamaması nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılan beyanı, sanığın savunması, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrürre esas alınan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/288 Esas ve 2011/260 Karar sayılı ilâmının suç tarihinden sonra 18.10.2016 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmeyeceği; sanığın adli sicil kaydında yer alan Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2011 tarihli ve 2010/311 Esas, 2011/116 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan, temyiz edilmeksizin 09.09.2011 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis ve 1.660,00 Türk lirası adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "...Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/288-2011/260 E.K. Sayılı kararı ile verilen hapis cezasının infazı tarihinden itibaren..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2011 tarihli ve 2010/311 Esas, 2011/116 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan, temyiz edilmeksizin 09.09.2011 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis ve 1.660,00 Türk lirası adli para cezası içerir hükümlülüğü nedeniyle ...." yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.