WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/39932 E.  ,  2024/1687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/565 E., 2016/359 K.
MÜŞTEKİ
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suç tarihinde yaya olarak yürüyen mağdur ...'in, önceden tanıdığı sanığı yol üzerinde gördüğü, sanığın mağdura biriyle görüşme yapacağını, telefonu olup olmadığını sorduğu, mağdurun da ...'in ağabeyi olan müşteki ... adına kayıtlı olan cep telefonunu konuşma yapması için sanığa verdiği, sanığın da telefonla yürüyerek biriyle görüşmeye başlayıp, bir müddet sonra gözden kaybolması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, beyanlarının dikkate alınmadığına, yargılamaya konu suçun uzlaşma kapsamında olduğunu fakat uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde yaya olarak yürüyen mağdur ...'in, arkadaşı olmasından dolayı önceden tanıdığı sanığı yol üzerinde gördüğü, sanığın adı geçene biriyle görüşme yapacağını ve telefonu olup olmadığını sorduğu, mağdurun da ...'in ağabeyi olan müşteki ... adına kayıtlı olan cep telefonunu konuşma yapması için sanığa verdiği, sanığın da telefonu aldıktan sonra bireyle görüşmeye başladığı bilahare gözden kaybolduğu, telefonu geri getirmemesi üzerine sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında özetle, olayla ilgisinin olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. ,
3. Mahkeme, tüm dosya kapsamından, sanığın mağdur ...'den telefonu aldığına dair tereddüt bulunmadığını, savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu ancak her ne kadar iddianame ile hırsızlık suçu işlendiği iddiasıyla sanığını cezalandırılması talep edilmişse de, eylemin bu haliyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirtilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğname Yönünden
Bahse konu olayda, mağdur ...'in, cep telefonunu görüşme yapması için önceden tandığı sanığa verdiği, dolayısıyla, cep telefonunun zilyetliğinin iradi olarak sanığa devredildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Sanığın Temyizi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiş,
Ancak;
1.Sanığın, yolda karşılaştığı önceden tandığı mağdur ...'den birini aramak için cep telefonunu istediği, adı geçenin cep telefonunu sanığa verdiği, sanığın cep telefonunu alarak biriyle görüşmeye başlayıp bir müddet sonra gözden kaybolması ve telefonu geri getirmemesi şeklinde gerçekleşen olayda; mağdurun cep telefonunu önceden tandığı sanığa verdiği, dolayısıyla, cep telefonunun zilyetliğinin sanığa iradi olarak devredildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında yer alan basit yargılama usulüne tabi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre ise; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/565 Esas, 2016/359 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.