11. Ceza Dairesi 2021/39895 E. , 2024/4712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/332 E., 2016/925 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/332 Esas, 2016/925 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, alt sınırdan uzaklaşılırken hukuka aykırı gerekçe gösterildiğini, takdir indirim uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yeterli ve yasal olmadığını, delillerin soyut nitelikte olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Garanti Bankası'nın 15.03.2013 tarihli Akbank aracılığı ile takas merkezine ... Yapı Ltd Şti tarafından ibraz edilen çekin bankaları tarafından üretilmemiş olan bir çek olduğunu beyan ederek suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın resmi belge niteliğinde bulunan çeki sahte olduğunu bilerek kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında; katılandan araç aldığını, araç bedeli olan 32.000 TL'yi de suça konu çek ile ödediğini, hatırladığı kadarıyla çeki çalıştığı firmadan aldığını, çekin arkasını kendisinin ciroladığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3.Kriminal raporda; çekin sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu, çekin arka yüzü birinci ciranta imzasının sanığın eli mahsulü olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
4.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği gözetilmeden ve adli sicil kaydına göre suç tarihi itibarıyla tekerrüre esas alınabilecek başka bir mahkûmiyeti de bulunmayan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/332 Esas, 2016/925 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin yazılması suretiyle ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına dair bölümün tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!