11. Ceza Dairesi 2021/39401 E. , 2024/4849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/267 E., 2019/132 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Askeri Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat ve mahkumiyet kararlarının Askeri Yargıtay tarafından bozulması, akabinde görevsizlik kararı ile dosyanın adli yargı mahkemelerine gönderilmesi sonucunda yapılan yargılama sonunda İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2017/267 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıkların beraat etmesi gerektiğine, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafinin temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, suça konu belgelerin fotokopi olması nedeniyle sonuç doğurmayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihlerinde asker olarak görev yapan sanıkların, suça konu edilen NATO seyahat emirleri belgeleri üzerinde görev sürelerini değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik, yetkileri olmadığı halde araç kiralamak suretiyle de görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinden bahisle haklarında kamu davası açılmıştır.
2.Sanıkların suça konu edilen işlemlerin yasal olduğunu, herhangi bir sahtecilik eyleminin bulunmadığını, yurt dışı görevlerinde sıklıkla değişiklik yapıldığını, görevlere daha iyi hazırlanmak adına erken gidildiğini, bu hususun milli bütçeye herhangi bir maliyet getirmediğini, NATO ortak bütçesi yönünden de bu belgelerin de içinde olduğu teftişlerin sorunsuz geçildiğini, araç kiralamanın aslında daha ekonomik olduğunu, faturalandırılmayan hiçbir belgenin ödemesinin yapılmadığını, erken gidilen ve tümü hafta sonuna denk gelen döneme ilişkin harcamaların kendileri tarafından karşılandığını, değişiklik yapma yetkisine sahip olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, tanık beyanlarının alındığı, idari tahkikat belgelerinin dosyanın arasına alındığı, alınan bilirkişi raporunda suça konu belgelerin çoğunlukla renkli yazıcı ya da printer çıktısı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından sanıkların savunması, idari tahkikat dosyası, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir. Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararları temyiz edilmemiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
14.11.2014 tarihli iddianamede sanığa yüklenen eylemlerin sonuncusunun, 05-08.12.2011 tarihli olarak belirtilmesi karşısında suç tarihinin 08.12.2011 olacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarih ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliğinden getirilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin aldatma kabiliyetini denetlemek durumundadırlar. Aldatma kabiliyetinin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, somut olayda, suça konu belge asılları elde edilmeden renkli lazer yazıcısı ve renkli fotokopi şeklindeki henüz belge niteliği kazanmayan belgelerden dava açıldığının anlaşılması karşısında, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu gözetilerek, suça konu belge asıllarının teminine çalışılması, suç tarihleri itibariyle orjinal nüshalarının getirtilerek duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olup olmadıkları ve aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2017/267 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2017/267 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!