11. Ceza Dairesi 2021/39257 E. , 2024/3998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/625 E., 2016/388 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, özel belgeyi bozmak, yok etmek veya
gizlemek
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
...Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararıyla;
a. Sanık ... hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 208 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ertelemeye ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, senedin Türk Ticaret Kanunu'nda bono için aranan yasal unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenemediğine, suç vasfının değişme ihtimalinin tartışılmadığına, sanık hakkında gerekçesiz şekilde takdiri indirim sebebinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nin ev dekorasyonu üzerine iş yerinin olduğu, sanık ...'ın da aynı iş yerinde...'nin yanında çalıştığı, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın ise zaman zaman...'den iş alarak çeşitli müşterilere montaj işi yaptıkları ve bu nedenle sanık ...'den iki adet bütünlüğü bozulmuş olduğundan bono niteliğinde olup olmadığı tam olarak anlaşılamayan senetle alacaklarının olduğu,...'nin işlerinin bir süre sonra bozulduğu ve borçlarını ödeme güçlüğü içerisine girdiği, hatta iş yerinde teşhir olarak bulundurduğu ürünleri gönderen firmaların alacaklarını alamayacakları düşüncesi ile bu ürünleri alıp götürdükleri, aynı şekilde senet karşılığı alacağı olan sanık ... ve ...'ın da bu alacakları karşılığında...'nin iş yerinden alacaklarına karşılık bazı malzemeleri alıp götürdükleri, ancak...'nin kendilerine telefonla ulaşması üzerine ...ve ...'ın aldıkları ofis cihazlarını geri getirdikleri ve burada ellerindeki senedi gösterip borcu ödemediğini bu nedenle böyle bir şey yaptıklarını söyledikleri ve bu nedenle...’yle aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'nin borcuna karşılık verdiği ancak parçalanmış olup bütünlüklerini kaybetmeleri sebebi ile bono niteliğinde olup olmadığı tam olarak anlaşılamayan ve bu nedenle özel belge olarak kabul edilen senetleri alıp yırttığı ve taraflar arasında hakaret yaşandığı, bu sırada olaya...'nin yanında çalışan katılan ...'ın girdiği ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Abdullah ile sanık ... ve ...'ın birbirlerine vurarak basit şekilde yaraladıkları, olay nedeniyle... ile Burak'ın şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek senetleri yırtmadığını beyan etmiştir, sanık ... katılan ... ile karşılıklı olarak birbirlerine vurduklarını ikrar etmiştir.
3. Katılan ..., temyiz dışı sanıklar ile kimin kime vurduğunu görmediklerini beyan eden tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Olay yerinden ele geçirilen senet parçalarının muhafaza altına alındığı anlaşılmakla, Emniyet Genel Müdürlüğü ...Kriminal Polis Laboratuvarı Amirliğince tanzim olunan 23.01.2014 tarihli Uzmanlık Raporunda; toplam 26 adet yırtılmış senet parçası mevcut olduğu ve söz konusu parçaların senedi bir bütün halinde oluşturmadığı, eksik parçaların bulunduğu ifade edilmiştir.
5. Sanık ...'ın eylemi neticesinde katılan ...'ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Sincan Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 28.06.2013 tarihli kesin raporda; sol kol üst kısmında 4 adet sıyrık, kanama ve morluk, sol önkolda ağrı ve hassasiyet, sol dirsekte sıyrık, sol scapula üzerinde sıyrık, sağ scapula üzerinde morluk ve kızarıklık bulunduğu, yaralanmanın, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olduğu belirtilmiştir.
6. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan açılan kamu davasının, şikâyet yokluğu sebebiyle düşmesine karar verildiği belirlenmiştir.
7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında aynı zamanda ...'na karşı işlediği ve etkin pişmanlık kapsamında olması sebebiyle uzlaşma kapsamı dışında bulunan 5237 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan kamu davası açılmış olması karşısında, inceleme konusu, katılan ...’a karşı gerçekleştirilen basit yaralama eylemi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği uzlaşma usulünün uygulanamadığı belirlenmiş ise de 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik itibarıyla sanığın, katılan ...'a karşı basit yaralama eylemi yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanabilir hâle geldiği gözetilerek katılan ... ile sanık arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemi yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde yargılamaya devamla hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle ...Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!