WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/38882 E.  ,  2023/5868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/375 E., 2021/225 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2012/409 Esas, 2013/741 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 15.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2012/409 Esas, 2013/741 Karar sayılı kararlarının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/27074 Esas, 2017/27622 Karar sayılı kararı ile "sanıkların kendilerini polis olarak tanıtıp katılan aleyhine menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında, eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1'er yıl 3'er ay hapis ve 9.160,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz isteği, katılanın zararını ödeyip uzlaşmak istediğine, ilişkindir.
2. Sanık ...'un temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 13.09.2011 tarihinde kimliği tespit edilemeyen ve kendisini komiser ...olarak tanıtan bir şahsın katılanı arayarak kimlik bilgilerinin kullanılarak suç işlendiğini beyan edip vereceği hesap numaralarına para yatırmasını istediği, katılanın da 11.280,00 TL parayı sanık ...'a ait hesaba, 15.400,00 TL parayı da sanık ...'a ait hesaba yatırdığı ve yatırılan paraların sanıklar tarafından aynı gün çekildiği, bu suretle sanıkların tespit edilemeyen işi organize eden ve esas itibarıyla telefonla kandırma eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilerle tam bir iş birliği ve irtibat halinde bulundukları ve asli fail oldukları, dolandırıcılık suçunu birlikte işledikleri iddiasıyla her iki sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık ..., açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği Ahmet Koyuncu isimli şahsın kendisinden hesap açmasını istediğini, hesaba para yatırılacağını söylediğini, daha sonra açtığı hesaba iddianamede belirtilen paranın yattığını, kendisinin de parayı çekerek Ahmet Koyuncu'ya verdiğini, sanık ... ise, oğlu için hastanede bulunduğu sırada tanıştığı başka bir hasta yakınının banka hesabına ihtiyacı olduğunu söylediğini, kartını bu kişiye kullandırdığını dolandırıcılık suçuyla bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
3. Paraların yatırıldığına ve sanıklar tarafından çekildiğine dair banka dekontları ile paraların çekilme anına ilişkin güvenlik kamera kayıtları CD olarak dosyaya konulmuştur.
4. Sanıklar tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6. Yapılan yargılama sonucunda tüm deliller değerlendirilerek sanıkların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilerek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak ilgili maddenin 6763 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 24.11.2016 tarihinden sonra işlenen fiillere uygulanacağı 13.09.2011 tarihinde gerçekleştirilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesine göre cezalandırılması gerektiği belirtilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligat yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; bozma kararı sonrasında, yargılama konusu suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınmış olması sebebiyle dosyanın uzlaşma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, katılanın, zararının karşılanması halinde uzlaşmayı kabul ettiğini bildirdiği, sanıklara uzlaşma teklif formunun tebliğe çıkarıldığı ve herhangi bir cevap verilmediğinden bahisle uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmiş ise de; uzlaşma teklifinin yukarıda açıklandığı üzere uzlaştırma bürosu aracılığıyla ilk olarak bilinen son adresine çıkarılması, bu adrese tebliğ edilememesi halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre MERNİS adresine yapılması gerekirken uzlaşma tekliflerinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla, usulüne aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.09.2023 tarihinde karar verildi.