11. Ceza Dairesi 2021/3883 E. , 2024/4378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/329 E., 2016/134 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/329 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 10 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ek savunma verilmeden 157 nci maddeden hüküm kurulduğuna, kararın gerekçesinin yetersiz olduğuna ilişkindir..
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın alacaklı, katılanın borçlu, dava dış.....ile tanık ...'ın ciranta olduğu suça konu senedin icraya konması üzerine katılanın imzanın kendisine ait olmadığı yönünde şikayetçi olması, kiriminal incelemede borçlu imzalarının katılana ait olmadığının bildirilmesi, tanık olarak dinlenen ...'ın senedi sattığı mallara karşılık sanık ...'dan aldığını beyan etmesi üzerine sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanığın, soruşturma aşamasında katılanın kendisine borcunun olmadığını, anlamadığı şekilde senetteki ciro ve şirket kaşesinin kendisine ait olduğunu, bunun dışındaki yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında katılana sattığı mallara karşılık hazırladığı senedi çalışanı İrfan aracılığıyla katılana gönderdiğini, imzalı halde geri geldiğini, sahte olup olmadığını bilmediğini, alışveriş karşılığında tanık ...'ın şirketine verdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın, senetteki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, sanık ile nakit alışveriş yaptıklarını beyn ettiği, tanık ...'ın senedi sanıktan alıp, İbrahim'e verdiğini, onun da İsmail'e verdiğini, ödenmediğini öğrenince senedi geri alarak diğerlerinin zararlarını ödediğini, tahsil amacıyla da icraya koyduğunu beyan ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre borçlu imzalarının sanık ve katılana it olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılan ve tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1.5237 sayılı TCK’nin 157/1 maddesinde düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, yine 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 253.maddesinin üçüncü fırkasına "birlikte" ibaresinden sonra gelmek üzere "aynı mağdura karşı" ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet karar verilmiş olup bu suçun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu,
2.Sanığa Ceza Muhakemesi Kanununun 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan Türk Ceza Kanununun 157 nci maddenin birinci fıkrası uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/329 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/329 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!