11. Ceza Dairesi 2021/38437 E. , 2024/813 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/202 E., 2019/167 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014
tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/202 Esas, 2019/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.12.12.2011 tarihinde sanık ...'ın ... plaka sayılı otomobili katılan ...'a sattığı, aracı katılana teslim edip karşılığında 20.250,00 TL aldığı, katılanın aracın gerçek kilometresinin araçta gösterilenden çok daha fazla olduğunu fark etmesi üzerine aracı sanığa iade ettiği, sanığın katılana 2 ay vadeli 18.02.2012 keşide tarihli 21.250 TL bedelli çeki verdiği, ödeme tarihinde katılan tarafından bankaya ibraz edilen çekte 20.02.2012 tarihi itibarıyla ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelinin ödenmediği bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Çekin ibraz edildiği banka Finansbank'ın cevabi müzekkeresinde çekin 23.02.2012 tarihinde bankaya ibraz edildiği, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle bedelinin ödenmediği bildirilmiştir.
3. Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/86 esas sayılı çek iptali davası sureti dosya arasına alınmıştır.
4. Katılan özetle; sanık ... ile suça konu aracın satın alma konusunda anlaştığını, kısa süre sonra aracın kilometresinin düşürüldüğünü fark edince aracı iade etmek istediği, sanığın aracı almayı kabul ettiğini ancak nakit para yerine 21.250,00 TL bedelli çek verdiğini, ödemekten kaçınmak amacıyla çekin çalındığını bahane ederek çek iptal davası açtığını, zararının karşılanmadığını beyan etmiştir.
5. Sanık savunmasında özetle, ... plakalı aracını katılan ...'a yüz yüze gelerek 20.250 TL'ye sattığını, aracı teslim aldıktan bir süre sonra kilometresinin düşürülmüş olduğundan bahisle katılanın aracı iade ettiğini, aracı aldığını karşılığında 21.250,00 TL bedelli çeki verdiğini, çeke niçin ödeme yasağı koydurduğunu hatırlamadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, sanığın uzlaşma teklifine olumlu veya olumsuz cevap vermemesi, katılanın uzlaşma teklifini reddetmesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
6. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!