WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/38356 E.  ,  2024/5884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E. 2021/221 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin yanıltıcı şekilde 15 gün olarak belirtilmiş olduğu gözetilerek temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.03.2014 tarihli ve 2013/446 Esas 2014/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2017/28452 Esas 2019/10352 Karar sayılı kararı ile sanığın 60.000,00 TL karşılığında dairesini, borç ödendiğinde yeniden katılana devredeceği hususunda anlaşarak, temyiz dışı bir emlakçı aracılığıyla evin satışının 150.000,00 TL bedelle akrabası olarak tanıttığı tanık ...’ya yapması için katılanı ikna ettiği, geriye kalan miktarın sanıkta kaldığı, daha sonra aralarındaki anlaşmayı inkar eden sanığın haksız menfaat temin ettiği somut olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında beraat kararı verilmesi
gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.03.2021 tarihli ve 2020/31 Esas 2021/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,58 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis, 1.660,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dairesinin tanıklara devri karşılığında katılana bir miktar para ve araç devri yaptığına, bu hususun bozma öncesi yargılamada katılan tarafından da kabul edilmesi sebebiyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın ihtiyacına binaen borç para almak amacıyla gazetede gördüğü ilan üzerine gayrimenkul danışmanlığı yapan sanığın iş yerine giderek, dairesini 60.000,00 TL karşılığında, sanığın akrabası olarak tanıttığı ...'ya, borcunu ödediğinde dairesini geri almak şartıyla devretmek hususunda anlaştığı; dairenin devrinin yapıldığı suç tarihinde Rabia'nın eşi tanık ... ve ...'ın sanığın katılanın eşi olduğu ve dairenin sanığa ait olduğu zannıyla dairenin ipotek bedelini ödedikten sonra, tapunun tanık Rabia'nın üzerine devri karşılığında sanığa, emlakçı tanık ... aracılığıya 120.000,00 TL gayrimenkul bedelinin verilmesi şeklinde gelişen olayda, sanığın gayrimenkul bedelini haksız menfaat temin etmek suretiyle mal edindiği iddiasıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçu kapsamında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda oluşu tevil yollu ikrar etmiş, dairenin satışından kalan 120.000,00 TL'yi borç miktarını düştükten sonra katılana iade ettiğini beyan etmiştir.
3.Mahkeme tarafında tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; sanığın evin devri amacıyla tanıklardan aldığı paranın, kendisine olan borcu çıkarıldıktan sonra kalan kısmını katılana verdiği yönündeki savunmasının, herhangi bir delile dayanmadığı, tanıkların aşamalarda katılanın istikrarlı beyanlarını doğrular içerikteki anlatımları karşısında, sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, hileli hareketlerle katılanın iradesini fesada uğratmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu mahkûmiyetin 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu mahkûmiyet veya sabıka kaydında bulunan diğer mahkumiyet hükümleri esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.03.2021 tarihli ve 2020/31 Esas 2021/221 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.