11. Ceza Dairesi 2021/38283 E. , 2024/5669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/414 E., 2016/249 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düzelterek onama, kısmi bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararıyla;
a. Her iki sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Her iki sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c. Sanık ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, sanık hakkında Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/477 Esas ve 2014/449 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiğinden ve sanığın inceleme konusu suçu aynı suç işleme kararıyla işlemesi nedeniyle mezkûr dosyada kurulan temel ceza olan 6 ay hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Temyiz Talebi
Hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık ... Temyiz Talebi
Suç kastı ile hareket etmediğine, suçlar nedeniyle bir zararın oluşmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, hakkında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların 23.08.2014 tarihinde hırsızlık şüphelisi olarak yakalandıkları, kimlik kontrolü sırasında sanık ...'un, kardeşi ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, tamamen sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak hakkında herhangi bir evrak tanzim edilmeden gerçek kimliğini beyan ettiği ve tüm evrakın gerçek kimlik bilgileri esas alınarak tanzim olunduğu, sanık ...'nin ise ... adına düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, tamamen sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, Üst Arama Tutanağı'nın ... adına tanzim olunduğu, yapılan parmak izi incelemesi ile sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği, yapılan sorgulamaya göre 13.07.2014 tarihinde, Gümüşhane Ceza İnfaz Kurumundan izinli olarak çıkış yaptığı hâlde izin dönüşü geri gelmediğinin anlaşıldığı, ayrıca sanığın, inceleme konusu dosyanın adli işlemleri için nezarete alındığı sırada da kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar, sahte nüfus cüzdanı kullandıklarını ikrar etmişlerdir.
3. Sanık ... tarafından ibraz edilen kimlik bilgileri esas alınarak tanzim olunan Üst Arama Tutanağı'nın, ... adına tanzim olunduğu, sanığın gerçek kimlik bilgilerinin Parmak İzi İnceleme Tutanağı ile belirlendiği, sanık ...'un ise yakalanmasını müteakip gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği ve tüm evrakın gerçek kimlik bilgileri esas alınarak tanzim olunduğu belirlenmiştir.
4. Sanık ...'nin, Gümüşhane Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sırada 13.07.2014 tarihinde izinli olarak çıkış yaptığı hâlde geri dönmediği, inceleme konusu suç tarihinde de firari olduğu, bu eylem yönünden Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli ve 2014/477 Esas, 2014/449 Karar sayılı ilâmı ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması kararının, 04.07.2017 tarihinde temyizde onama ile kesinleştiği saptanmıştır.
5. Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 26.08.2014 tarihli; "... inceleme konusu her iki nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak üretilmiş olduğu, ... sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, aldatma kabiliyetini haiz oldukları," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, suça konu nüfus cüzdanlarının incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, fotoğraflar üzerinde soğuk damga ve mühür izlerinin bulunduğunun belirlendiği ve aldatma niteliğini haiz oldukları görüşünün açıklandığı anlaşılmıştır.
7. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Re'sen incelenen hususlar yönünden;
Sanık ... yönünden kurulan hükümde; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/582 Esas ve 2006/736 Karar sayılı, 7 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilâmı yerine daha az cezayı içeren Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2007/754 Esas, 2008/770 Karar sayılı, 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Sanıkların Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık ... Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması hâlinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahati oluşur. Somut olayda sanığın, yakalandığında sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yakalanmasını müteakip gerçek kimlik bilgilerini beyan ettiği ve dosya kapsamındaki tüm evrakın sanığın gerçek kimlik bilgileri esas alınarak tanzim edildiği anlaşılmakla sanığın eyleminin, 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu ve aynı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezası yaptırımını gerektirdiği ancak 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen zamanaşımı süresi itibarıyla eylemin gerçekleştiği 23.08.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. Sanık ... Yönünden
a. Yargılama konusu suç yönünden hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
c. Gerekçeli karar başlığında suç isminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmiş olması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Hakkında Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu Yönünden
Sanığın 13.07.2014 tarihinde Gümüşhane Ceza İnfaz kurumunda bulunduğu sırada izinli olarak çıkış yaptığı hâlde izin bitişinde geri dönmemesi nedeniyle Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/477 Esas ve 2014/449 Karar sayılı dosyası üzerinden kovuşturma yapılıp mahkûmiyetine karar verildiği gözetilerek sanığın eyleminin temadi eden tek bir suçu oluşturduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-1, A-2) paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-3) paragrafında açıklanan nedenle, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan; "Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2007/754 Esas, 2008/770 Karar" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine; "Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/582 Esas ve 2006/736 Karar" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin düzeltme yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun dikkate alınmasına,
C. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-1) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi ile 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
D. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) ve (C) paragraflarından açıklanan nedenle İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!