11. Ceza Dairesi 2021/38277 E. , 2024/2478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1183 E., 2016/827 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 63.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/1183 Esas, 2016/827 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sürücü belgesi olmayan sanığın ...'ya ait sürücü belgesinin fotoğraf kısmına kendi fotoğrafını yapıştırdığı, suça konu sürücü belgesini görevlilere ibraz etmek suretiyle kullandığı, bu şekilde oluşturulmuş sürücü belgesinin aldatma niteliğini haiz olduğunun belirlendiği iddiasıyla sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın beyanı, suça konu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna dair 30.06.2015 tarihli ve 2015/3499 sayılı ekspertiz raporunun içeriği ve suça konu belge üzerinde yapılan gözlem neticesinde edinilen kanaat ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığa yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda, suça konu ...'ya ait sürücü belgesinin fotoğraf kısmına kendi fotoğrafının denk geldiğini, sürücü belgesi olmadığını ancak sürücü belgesi almaya hak kazandığını, hiç bir yerde ...'ya ait sürücü belgesini kullanmadığını, kendi rızası ile de görevlilere teslim ettiğini beyan etmiştir.
3. Soğuk mühür ihtiva etmeyen sürücü belgesi üzerinde yaptırılan kriminal incelemesine göre sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, uzmanlık raporu ve belgenin aldatıcılık niteliğine sahip olması nedeniyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul edilerek mahkûmiyetine yönelik hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih, 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği dikkate alındığında; dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde Heyet olarak yapılan inceleme ve gözlemde, belgenin üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı ve fotoğrafın sonradan yapıştırıldığının ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında, suça konu belgenin bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine "5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca dosyada delil olarak saklanmasına" karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 63.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/1183 Esas, 2016/827 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!