11. Ceza Dairesi 2021/3807 E. , 2024/4838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/740 E., 2016/256 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi ... tarafından keşidecisi İlk ... Tekstil Gıda İnşaat Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 24.04.2015 keşide tarihli 43.000,00 TL bedelli çekin bilgi almak amacıyla bankaya ibraz edildiğinde çekin sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, başlatılan soruşturma kapsamında şikayetçinin suçu konu çeki sanık ...'ten borcuna karşılık aldığını beyan ettiği, sanık ...'nın ise beyanında suç konusu çeki ... isimli şahıstan sahte olduğunu bilmeden boş vaziyette aldığını ve boş kısımlarını kendisinin doldurduğunu beyan ettiği, tanık ...'in ise beyanında, çeki kendisinin vermediğini ifade ettiği, çekin arkasında ...'in cirosunun bulunmaması nedeniyle adı geçen hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yapılan kriminal incelemede, suça konu çekin üzerinde evvelce bulunan yazıların fiziksel yolla silinmelerinden sonra tahrifen oluşturulduğu, çekin ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazılarının sanık ...'ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın suça konu çeki kimden hangi hukuki ilişkiye istinaden aldığına yönelik çelişkili beyanlarda bulunması, tanık ...'in beyanı, suça konu çekin üzerinde banka şubesine ait bilgiler, keşideci ismi, vergi numarası, hesap numarası ve çek basım tarihinin yazılı olduğu bölümler ile alt optik okuyucu hanesinde yer alan ibarelerin daha önce mevcut bilgilerin fiziksel yolla silinmelerinden sonra tahrifen oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna ve çekin ön yüzündeki tanzim yazılarının sanık ...'ün eli ürünü olduğuna dair uzmanlık raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2015/740 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!